| AHDE VEFA |
| Ahit; söz vermek, sözüne sadık olmak ve hayatın sorumluluğunu bilmektir. Ahde vefa, bir anlamda da insanın yaratanına olan sorumluluğunu yerine getirmesidir. Eğer insan, doğruya ulaşmışsa, en değerli varlık olduğunun da bilincinde demektir. O halde en saygı değer varlığın da insan olduğunu bilir. Dolayısıyla önce Rabbine olması gereken saygıyı takınır, sonra kendine olan saygıyı. Bilinçli,iman sahibi bir insan, bütün mahlûkata olan sorumluluğunun da bilincindedir. Yani onlara karşı da vefa borcunu yerine getirir. Eğer yanlışa yönelirse, önce Rabbine sırtını döner, O’na karşı sorumluluğunu yerine getirmez. Rabbine, Kal-u Bela’da verdiği ahdi unutur. Rabbini unutan, kendini de unutur. Bütün mahlûkatı da unutur. Hem kendi nefsine hem de tüm mahlûkata karşı zalimleşir. Bu durum insanı,değerli iken değersiz bir konuma oturtur.
“Doğrusu biz insanı en güzel biçimde yarattık sonra aşağıların aşağısına çevirdik. Ancak iman edip Salih amellerde bulunanlar başka. Onlara kesintisiz bir ecir vardır.” Tin suresi . 4–5–6 İşte bizler kal-u Beladaki sözümüzü hatırlayıp, gereğini yaparsak hayatımız değer kazanır. Rabbimizin hoşnutluğunu kazanmış oluruz. Şeytanın aldatmasından kurtulup, ahdimize vefa göstermeliyiz. Şeytanın bizi durmadan aldatmaya çalıştığını unutmayalım. “ şeytanın durumu gibi, çünkü insana inkâr et dedi. İnkâr edince de: gerçek şu ki ben senden uzağım. Doğrusu ben âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım dedi.” Haşr–16 Şeytanın oyununa gelmeyip Rabbimize olan ahdimizi yerine getirmeliyiz. Rabbimiz ahde vefa göstermemizi ve karşılığında bize Cenneti vaat ediyor. Öyleyse, Rabbimizin emrine amade olmanın vakti gelmedi mi? Sözümüzü yerine getirme zamanı gelmedi mi? Hayatımızın temeli olan Kuran’a sarılmanın zamanı gelmedi mi? Hayatımızın başını ve sonunu hazırlayan, bize tüm nimetleri cömertçe veren, bizi sevip sevdiren, her daim lütufkâr olan Rabbimize karşı ahdimizi yerine getirip, şerefli bir insan olmanın zamanı gelmedi mi? “İman edenlerin Allah’ın ve haktan inmiş olanların zikri için kalplerin saygı ve korku ile yumuşamasının zamanı gelmedi mi? Hadid suresi- Ahde vefa, Allah’a olan sorumluluğun farkında olmak demektir. Resulullah’a karşı sünnetine sarılarak vefa borcunu yerine getirmek demektir. Din kardeşine, âlimlere, Salihlere karşı sorumluluk demektir. Bireysel ve toplumsal sorumluluk bilinci demektir. Hayata karşı sorumluluk duymaktır. Değerimiz, değer verdiklerimizle ölçülür. Bu değerin bilincinde olmalıyız ki, her açıdan Salih kişilerden olalım. “Bana verdiğiniz sözü tutun ki, ben de size verdiğim sözü tutayım.” 2- 40 “inananlardan öyle yiğitler vardır ki, Allah’a verdikleri sözü yerine getirip, sadakatlerini ispat etmiş, kimisi de ahde vefa gösterip canını vermiş, kimisi de şehitliği beklemektedir.” Ahzab- 23 “Sana biat edenler ancak Allah’a biat ediyorlar. Allah’ın eli onların ellerinin üzerindedir. Kim ahdi bozarsa ancak kendi aleyhine bozmuş olur. Kim de Allah’a verdiği ahde vefa gösterirse Allah, ona büyük bir mükâfat verecektir.”Fetih-10 Bu müjdeleyen ayetlerin ışığıyla, artık çelişkilerden kurtulup sadece bir olan Rabbimize vefa borcumuzu yerine getirelim. Kur’anı, hayatımızın merkezine koyup, hayatımızı anlamlandıralım, güzelleştirelim ki; Rabbimiz dualarımıza karşılık versin. Allah’ım! Seni senle yaşamak varken, seni sensiz yaşamak neye yarar? Fatma ALTUNDAĞ |
| Okuyucu Köşesi |
| Bu yazı 143 kez okundu. |
Tefekkür Dergisi