| ARKADAŞLIK |
| Sevgi, 9 yaşında okula giden bir kızdı. Okuldaki arkadaşları Sevgi’yi pek sevmez, onunla “çirkin” diye alay ederlermiş. Sevgi ise okuldan eve gelince, bir odaya kapanıp gizli, gizli ağlarmış. Sevgi’nin günleri hep böyle geçiyordu. Hatta bazen aklından makyaj yapıp, saçını boyatmak geçermiş. Böyle yaparsa güzel olacağını ve arkadaşlarının kendisini seveceklerini düşünüyordu.
Bir gün mahallelerine yeni bir komşu taşınmış. Zehra adında bir kızları vardı. Sevgi ile Zehra arkadaş oldular. Çok iyi anlaşıyorlar, birbirlerinden ayrılmıyorlardı. Hatta bir gün Zehra, Sevgi’ye çok güzel olduğunu bile söylemiş. Bunu duyduğuna çok sevinen Sevgi, arkadaşını daha da çok sevmeye başlamış. Bir gün yine okuldan döndüğünde Sevgi’yi ağlarken gören Zehra, neden ağladığını sormuş. Sevgi, okuldaki arkadaşlarının kendisine “çirkin” dediklerini ve buna çok üzüldüğünü anlatmış. Zehra da duyduklarına üzülmüş. Fakat arkadaşına şunu söylemiş.”Sevgi, Allah hiç kimseyi çirkin yaratmamıştır. Sen iyi ve güzel bir kızsın. Benim de en sevdiğim arkadaşımsın.” demiş. Buna çok sevinen Sevgi, Zehra’ya sarılmış. Sevgi, ertesi gün okulda yine kendisine “çirkin” diyen arkadaşlarına, Zehra’dan cesaret alarak “ben çirkin değilim! Allah kimseyi çirkin yaratmamıştır!” diye cevap vermiş. Onun bu sözü üzerine arkadaşları yaptıklarının ne kadar kötü bir davranış olduğunu anlamışlar. Hatalarından dolayı Sevgi’den özür dilemişler ve bir daha hiç “çirkin” dememişler. Zeynep TOPRAK |
| Okuyucu Köşesi |
| Bu yazı 146 kez okundu. |
Tefekkür Dergisi