Navigation


Tarih: 06 Ekim 2008 Pazartesi



BAHARI BEKLEYENE
BAHARI BEKLEYENE
 
Güneş yine gülümsüyor insanlara, tüm sıcaklığıyla. Bahar geliyor, duygusu
zaten yerleşmişti içimize. Yolunu gözlüyorduk sıcak güneşin. Her sabah
perdeyi çekişimizde, "güneşli mi hava" diye, arzuladığımız bahar havasını
dillere döküyorduk.
              ***
        Sokaklar insanlarla renklenmiş, her yer cıvıl, cıvıl. Herkes bir
yerlere koşuşturuyor. Rengârenk moda fırsattan istifade, yine gösteriyor
kendini, bir bahar günü. Sokaklar alıcılarla, satıcılarla dolu. Mağazalar
dolup taşmış yine, marka düşkünleri istila etmiş, L.C. Waikikileri,
Y.K.M.leri. Sözde mevsim sonu indirimleri varmış. Kumaşçılar, desen desen
kumaşlarla alıcılarının yolunu bekliyor. Kebap kokuları sarmış Urfa
sokaklarını. Parklar dolup taşmış, Balıklı göl yine ziyaretçilerle dolu.
Simit satanlar, balon satanlar, hava atanlar. Ve belki de hepimizden çok
çalışıp çok kazanan şu dilenciler.

         Urfa'nın havasını değiştiren üniversite gençleri, sinema merakı
artan insanların oluşturduğu kuyruklar, hiçbir özelliğini kaybetmeyen şu
pasajlar. Parklar çiğ köfte yoğuranlarla değişik bir görüntü veriyor. Sıra
geceleri, eski şarkılarıyla hala revaçta. Urfa bir bahar gününde yine çok
canlı, yine çok kalabalık.

          Bu duygularla, hatalarımızı, günahlarımızı, kaybedip
kazandıklarımızı düşündüm. Filistin,  Irak,  Afganistan v.s. gibi,  baharı
da, yazı da,  kışı da hep aynı olan, hiç değişmeyen o yerleri düşündüm. En
büyük imtihanımız, suskunluğumuzu düşündüm. Bir yerlerde hiçbir şey
olmuyormuş gibi yaşamaya devam edişimizi düşündüm, rahatlığımızı düşündüm.
İmtihanın rahatlık mı, yoksa onlar gibi hayat tarzları hep savaşmak, hep
mücadele etmek olan bir topluluğun yaşadıklarını düşündüm. Zor olan hangisi
diye düşündüm. Bırakın "güneşli mi bugün hava?" demeyi, o gün yataklarından
sağ çıktığına sevinen insanların, her sabah perdeyi çektiklerinde daha mutlu

olabileceklerini düşündüm.

          Sizce, hangimiz kaybedip, hangimiz daha çok kazanıyoruz? Geride
olanlar kim onlar mı? Yoksa hala nefsiyle savaşı bitmeyen, hep dört gözle
baharı bekleyen bizler mi? Bahara doymayan biz bahar düşkünleri, biz
rahatlık düşkünleri mi? Zavallı olan kim diye düşünüyorum da! Onuruyla başı
dik, tüm zorluklara rağmen, tağuta boyun eğmeyen onlar mı? Yoksa onların bu
durumunu unutan ya da görmezden gelen biz suskunlar mı? Biz mi şanslıyız
onlar mı?

İnsanlar, yalnızca "iman ettik" diyerek, denenmeden bırakılacaklarını mı
sandılar ?(29/2)

Yoksa sizden önce gelip geçenlerin hali, başınıza gelmeden cennete
gireceğinizi mi sandınız?(2/214)

             Ayetleri bize mi onlara mı?
       Vay halimize, vay bize, rahatlığa                      doymayana,
rahatlığından ödün vermeyene, vay halimize,bizim gibi hep baharı bekleyene,
kolayı isteyene!!!

 
Nurcan Haydaranlı
Bu yazı 139 kez okundu.


Yorum Yaz

İsim :

Yorum: