| BAHARIN GELİŞİ |
Bazen insan dünyaya yerleşemiyor. Zindanda boğazı sıkılmış adam gibi of, of deyip dünyadan daha geniş bir yer istediği halde bir zerrecik, bir hatıra, bir dakika içine girip yerleşiyorsun. Koca dünyaya yerleşemeyen kalp ve fikrin o zerrecikte yerleşir. En şiddetli hissiyatınla o dakikacık, o hatıracıkta dolaşıyorsun. Baharın gelişinde aynı insanın kış mevsiminde boğulması ve bahar mevsimi gelince insanın boğulan dünyasına bir ferahlık gelmesi hiç gitmesini istememesi gibi… Çünkü evlerde sıkılan insanların dışarı çıkması, çocukların sokaklarda oynaması, kuşların bile bahar mevsiminde bir başka cıvıldaması bir başka güzel… Eğer dikkat edersek suyun akışı bile değişir. Baharda yeşil çimlerin arasından süzüle, süzüle akar ki insan bakmaya doyamaz. Karıncalar bile yuvalarından sıkılmışlardır. Kendilerine göre o derin toprağı yarıp çıkarlar birer, birer yeryüzüne sevinçle… Bahar mevsiminde incecik otlar bile derin kayaları deler geçer. Risalede dendiği gibi “Her bir nebat ve ağaç ve otların ipek gibi yumuşacık kök ve damarları “Bismillah” der, sert olan taş ve toprağı deler geçer “Allah (c.c) namına, Rahman namına” der her şey ona musahhar olur.” Kış mevsiminde ağaçların yapraklarını dökmesi ve bahar mevsimi gelince yeniden o elbiselerini giymeleri, aynı insanın ölümden sonra kemik olması, toprağa karışması ve kıyamet günü haşir meydanına giderken yeniden dirilmesi gibidir... Ayeti Kerimede dendiği gibi “Bir şeyin olmasını murad ettiği zaman, onun işi sadece ol demektir. O da oluverir. Şanı ne yücedir onun her şeyin hüküm ve tasarrufu elindedir. Siz de ona döneceksiniz!” (Yasin–83) Acaba hiç düşündük mü ömrümüzün her yılında yaşadığımız bahar mevsimi, bir tabiat olayı mı yoksa bu bir güç tarafından mı yapılıyor? Bu kâinatta Cenab-ı Hak en güçlü olarak insanı yaratmış, fakat insan bir sivrisineği bile yaratamaz. En güçlü olarak icat edilen bir robot bile belli hareketler yapabiliyor. Düzgün yürüyemiyor, düzgün konuşamıyor. Robotu yapan kişiler demişler ki, “eğer insan beyni gibi bir beyin yapmak istesek en az büyüklüğü bir futbol sahası kadar olması lazım.” Ama insan beynini, bu kadar her şeyi mükemmel yaratan güç baharı da çok güzel bir şekilde yaratır. “Bütün mevcudat Sani vahide isnad edildiği vakit bir tek mevcut hükmünde kolaylaşır. Eğer Vahid-i Ehada verilmezse bir tek mahlûkun icadı bütün mevcudat kadar müşkülleşir (zorlaşır).Ve bir çekirdek bir ağaç kadar suubetli(zor) olur. Eğer san-i hakikisine verirse, Kâinat bir çekirdek gibi kolaylaşır, sühulet (kolaylık) peyda eder.” Bahar mevsiminde çok büyük bolluk olur, acaba bunun farkına hiç vardık mı? İneklerin, koyunların sütleri çoğalır sebze, meyve çoğalır. Tıpta kullanılan ilaçlar bile baharda yeryüzüne çıkar. Sular fazlalaşır daha sayamayacağım bütün bolluklar baharda olur. Yukarıda saydığımız bütün bolluklar küçük bir bölümdür dünyada. İnşallah Cennete gittiğimiz zaman baharda yaşadığımız güzellikler Cennetin yanında hiç ama hiç kalacak. Nasıl baharın gitmesini hiç istemeyiz, ama baharı elimizde tutamayız. Fakat hak edersek Cenneti tutacağız ve orada ebedi yaşayacağız. Yapmamız gereken, öldükten sonra dirilmeye inanmamız ve hazırlığımızı ona göre yapmamız yeterli. Ayşe Naz BAHAR |
| Okuyucu Köşesi |
| Bu yazı 61 kez okundu. |
Tefekkür Dergisi