Navigation


Tarih: 22 Eylül 2014 Pazartesi



BULUŞMA NOKTAMIZ DUALARIMIZ
BULUŞMA NOKTAMIZ DUALARIMIZ
 

BULUŞMA NOKTAMIZ DUALARIMIZ resimleri - tefekkur-dergisi.com



İslam ümmeti tıpkı bir saat gibidir, bir saatin parçalarını düşünürsek saatin her parçasının ayrı bir görevi vardır. En küçük parçasına kadar görev sahibidirler. Nasıl ki saatin bir parçası işlev görmezse saat çalışmaz durur. Ümmet de öyledir. Küçüğü, büyüğü, yaşlısı, genci, okumuşu, okumamışı yoktur, herkesin farklı ama bir görevi vardır. “İnsan başıboş bırakılacağını mı sanıyor” diyor Rabbimiz.



Şartlarımız ne olursa olsun ister Mısıra sultan olalım, ister dağ başında çoban olalım, ister hasta ister yolcu, nasıl ve nerede olursak olalım, eğer müslümanım diyorsak bu görevi yüklenmişiz demektir. Artık İslam’ın bütün emirlerinden sorumluyuz demektir. Biri görevini aksatacak olursa ümmet parçalanmaya yüz tutmuş demektir.



            İslam ümmeti olarak kendimizi ifade edemiyoruz, ispatlayamıyoruz, kanıtlayamıyoruz. İslami anlamları temsil edemiyoruz. Asrımızda müslümanca düşünme özgürlüğü var, fakat müslümanca yaşama özgürlüğü yoktur. Mümin gönülleri birbirine bağlayan bağ kuşkusuz ki iman ve takva esasından kaynaklanan kardeşlik bağıdır. Örneğin namaz kılarken Kâbeye yöneliyoruz, nedenini hiç düşündük mü acaba? Neden herkes aynı yöne doğru namaz kılıyor? Farklı yönlere de yönelebiliriz aslında… Ne de olsa Allah her yerde… Ya da neden cemaatle namaz kılmak, yalnız namaz kılmaktan yirmi yedi kat daha sevap? İşte bunların tek sebebi kardeşliğin, bir ümmet olduğumuzun bilincinde olmamızdır. Kâbe’nin etrafında namaz kılanlar, bir halka oluşturuyor ve bu halka giderek büyüyor, bu halkayı bulunduğumuz yere kadar çekersek her namaza durduğumuzda biz de bu ümmetin bir halkasının içinde oluruz.



 



Eğer biz de bu halkada yer almış isek, kendimizi bu ümmetin bir parçası olarak görüyor isek, bize de düşen bazı görevler var demektir. Herkes kendi üzerine düşen görevi yerine getirirse neden ümmet parçalansın ki? Mesela hemen şimdi kendimizden, ailemizden, komşularımızdan başlayarak yerine getirebiliriz görevlerimizi. Zaten her Müslüman kendi görevinin ne olduğunu gayet iyi biliyor, neleri yapması gerektiğini, neleri yapmaması gerektiğini çok iyi biliyor. Ama maalesef bahanelerin arkasına sığınmakla çıkış yolu arıyor kendisine. Gayrimüslimler bile bizden daha iyi biliyorlar dinimizi. Bile bile inkâr ediyorlar işte.



 



       Oruç da birliğin bir delilidir acıyı ızdırabı meşakkatleri paylaşıyorsun, yılın bir ayı nerede olursan ol kim olursan ol eğer müslümansan oruçlusun. Aynı hareketleri aynı kuralları yerine getirirsin. Fıtır sadakası, zekât, her anıyla, Ramazan ayı, kardeşliğin pekişmesi için büyük bir fırsattır. İslam’ın beş şartı var ve her bir şartı ümmetin birliği için birer fırsattır, değerlendirmesini bilenlere.



 



İslam ümmeti çok çileler çekti ve hala çekmektedir bunun sebebi biz Müslümanlarız. İslam kardeşliğini pekiştiremedik, dünyevi çıkarlarımızı önceledik, tabi bir de siyasi yönü var parçalanışımızın sebeplerinin arasında.  İslamı sevmeyen zihniyetlerin böl – parçala, yut prensiplerine kurban gittik ne yazık ki. Fark etmedik üzerimizde oynanan oyunları, parçalandığımızı, dağıldığımızı ve giderek güçsüzleştiğimizi ya görmedik ya da görmezden geldik.  



 



              Neyleyim kan bağı olan ama dostluğu olmayan kardeşliği? İman bağı yoksa eğer, neyleyim derdime dertdaş yoluma yoldaş olmayan kardeşi? Nuh (a.s) bile, oğlunu gemiye alamıyorsa “o senden değildir” ikazıyla karşılaşıyorsa, ben nasıl dostumdur, kardeşimdir, can yoldaşımdır diyebilirim ki? İman bağımızın olmadığı kişiler için bunlar kardeş değil, ancak kardeş olmaya davet edebileceğim insanlar olabilirler.



            Belki parayla bağlı olduğumuz veya soy soptan kaynaklanan kardeşlerimiz vardır, lakin bunlar geçicidir. Paran biterse dostluk da biter, şan şöhretin biterse dostluğun da biter. Maddi bağlılıklar ancak bir yere kadar tutar insanları bir arada… Ama iman bağı sonsuza dek devam eder.



 



Dualarda buluşmak, namazlarda buluşmak oruçlarda, hacda buluşmak, hüzünlerde, sevinçlerde buluşmak, kendi güzel, gönlü güzel, inandığı değerleri güzel olan insanlar içindir. Ve dünyanın hiçbir yerinde böylesine bir birlik ve buluşma yoktur. Bazı değerlerse öyle değersizlere veriliyor ki acıyorum o değeri heba edenlere…

İnançlarıma saygısı olmayana asla değer veremem, değer verdiğin sana ve inancına değer vermiyorsa bırak kendi değeriyle kalsın.

 
Kevser Güçkılıç
Bu yazı 1195 kez okundu.


Yorum Yaz

İsim :

Yorum:



Yorumlar
hasan muallim Yazdı:
slm tesbitiniz çok yerinde bir tesbit.hadislerde vucudun azalarına benzetiyor.ümmet dümura uğramış yani çalışmayan saat gibi dışardan bakınca sağlam gibi bimiyoruz ki tek parçada kırık olsa diğer parçaların tümü sağlam olsa bile çalışmaz.Halifesi yok müslümanın başsız kalmış.zengini zekat vermez fakir dürüst çalışmaz.sabah namazları angarya olmuş.uydu antenlerden kanalların zevkli dizileri geç yatırıyor sabah namazı kılınmaz oldu.filistn kan ağlıyor ümmet bir şey yapamıyor.Sizin gibilerinn Rabbim sayısını arttırsın.
 
Yorumlar
esma Yazdı:
selamun aleykum kevser abla tavsıyelerın ıcın cok tesekkur ederım.allah razı olsun.bana cok yardımcı oldun.selametle kalın
 
Yorumlar
kevser Yazdı:
ve aleyküm selam esmacım,ilginden dolayı teşekkür ederim allah razı olsun...
"rabbani yol ve sünnetullah" said hakim (MEHMET ALAGAŞ) adlı kitaptan yararlanabilirsin,bilgi edinebilirsin. ilim mü'minin yitiğidir onu nerede bulursa alır diyor efendimiz a.s.ilim yolcusu olmak tan daha güzel bir yolculuk yoktur bence.bu yola girdikten sonra bütün yollar değersizleşir insanın gözünd. alimler şehitlerden bile üstün kabul edilmiştir.
alimler şehitlere siz olmasaydınız kim kurtarırdı bizi düşmanların elinden siz bizden daha üstünsünüz demişler,şehitlerde siz olmasaydınız biz ilmi kimlerden alırdık diye alimleri kendilerinden üstün kabul etmişler...ne mutlu ilim yolcularına...vesselam

 
Yorumlar
esma Yazdı:
allah'ın selamı sızın ve tum genc tefekkur okuyuculrının uzerıne olsun.kevser ablacım ben bı konuda sana danısmak ıstıyorum.ben bı kompozisyon yazcam.konumuzun adı,İLİM YOLCUSU OLMAK.nerden dogru sekılde bılgı edınebılırım?en kısa zamanda cevabınızı beklıyorum.sımdıden yardımların ıcın tesekkur ederım.
 
Yorumlar
esma Yazdı:
selamun aleykum kevser abla dergınızın her sayısını takıp edıyorum,ve cok begenıyorum.bu sayınızdada cok guzel bı konuya degınmıssın.bızı bılgılendırıyorsunuz allah senden ve tum dergı calısanlarından razı olsun.selametle kalın.