
Peygamber (sav) şöyle buyurmuşlardır: " Her çocuk İslam fıtratı üzerine doğar. Daha sonra onun annesi- babası onu Yahudi, Hıristiyan ya da ateşe tapan yapar." Hadis-i şerifte belirtildiği gibi her çocuk, İslam fıtratı üzerine doğsa da, çocuğun öncelikle inançlı, İslam ahlakı ile ahlaklanmış, kişilikli, sorumluluğunu bilen güzel örnek olacak anne babaya ihtiyacı vardır. Çocuk, Rabbin anne- babaya verdiği en güzel hediyedir. Aynı zamanda da Allah'ın emanetidir. O emanete ihanet etmemek, anne ve babanın asıl vazifesidir. Bugün bu emanetlere ne kadar değer veriliyor, bu emanetler ne kadar korunuyor? Bir değerlendirelim. Yaşadığımız toplumda çocukların hali içler acısıdır. Açlık ve sefaletten bahsetmiyorum. Eğitim açlığından, eğitim sefaletinden, eğitim yoksulluğundan söz ediyorum. Çocuk için en önemli etken aile terbiyesidir. Çocuk görerek duyarak öğrenen bir varlıktır. Ailesinden aldığı terbiye üzerine şekil alacaktır. Gözlemleyerek şahit olduğumuz olaylarda erkek çocukları babayı, kız çocukları ise anneyi örnek almaktadır. Baba, şiddet uygulayan kaba, sert, ağzı bozuk küfürlü konuşan biri ise, o ailedeki erkek çocuklarına bakıyoruz; tıpkı babası gibi davranıyor. Çocuk, kardeşlerine arkadaşlarına ve çevreye karşı şiddet gösteren, ağzı bozuk, küfürlü konuşan bir şahsiyet olup çıkıyor. Böyle bir çocuğun yetişmesindeki en büyük etken, kötü örnek olan babadır. Bilinçli ve şuurlu bir baba, hal hareket ve sözlerine çok dikkat etmelidir. En ufacık bir öfke anında, küfre düşecek kadar ileri giden bir ebeveyn, çocuklarına ne kadar örnek olabilir ki? İyi örnekler nesilden nesile devam eder. İyi yetişen bir çocuk, geleceğin babası, mutlu bir aile demektir. İyi yetişmeyen bir çocuk, bir gün gelecek baba olacak ve nihayetinde mutsuz ve sorunlu bir aile oluşturacaktır. İlgisiz aileler çocuklarının eğitimini, sokaklara ya da televizyona emanet etmişlerdir. Bugün sokaklar da oynayan çocukların hallerini görüyoruz. Utanıyor ve üzülüyoruz. Ağza alınmayacak laflar kullanarak arkadaşlarıyla oyun oynuyorlar. Bir çiçek gibi yetişmesi gereken çocuklar, maalesef ilgisiz aileler tarafından bir ot gibi yetiştirilmektedir. Böyle yetişen çocukların ne kendilerine, ne de gelecekte içinde yaşadığı bir topluma faydası olmayacaktır. Bir annenin vazifesi sadece, çocuğuna yemek yapmak evini temizlemek değildir. Bir babanın da vazifesi, para kazanarak çocuğunun maddi anlamda ihtiyaçlarını karşılamak değildir. Sabahtan akşama kadar iş yerinde çalışan baba, akşam eve geldiğinde televizyonla, uykuyla veya arkadaşlarıyla buluşarak zaman geçirerek, babalık vazifesini yerine getirdiğini zanneder. Enes bin malik rivayet ettiğine göre: Peygamber efendimiz (sav) : "Çocuklarınıza gereken ikramı yapın, terbiyelerini güzel verin!" buyurmuştur. Şayet güzel yetiştirilmezlerse kötü insan olurlar. Anne- baba onun kötülüğünden sorumludur, günahına ortak olurlar. İlk terbiye ocağı ailedir, ana kucağıdır, ikincisi de eğitim, üçüncüsü de Muhit( çevre)dir. "Ey iman edenler! Gerek kendinizi, gerek ailenizi öyle bir ateşten koruyunuz ki; onun yakıtı insanlar ve taşlardır." (Tahrim/ 6). Çocuklarımızı ve kendimizi ateşten korumanın yolu, Kur'an ve sünnete bağlı bir hayat yaşamakla olur. Anne babanın terbiye etmediği bir kimseyi zaman terbiye eder, zamanın terbiye etmediği bir kimseyi de Cehennem ateşi terbiye eder. Çocuklarını İslam terbiyesiyle, İslam ahlakıyla yetiştiren anne- babalara müjdeler olsun! SERPİL İPEKÇİ
|