Navigation


Tarih: 18 Kasım 2008 Salı



EL- KABİD
EL- KABİD
 

Sıkan, daraltan demektir. Yüce Allah Kabid’tir. O, isterse yarattıklarına verdiği lütufları ve nimetleri sıkarak, onları imtihan edebilir. Rabbimiz bazen darlık bazen de bolluk ile insanı imtihan eder. “ Biz yeryüzündeki şeyleri, kendisine süs olsun diye yarattık ki onların hangisinin daha güzel iş yaptığını deneyelim.” Kehf- 7



“Sizi yeryüzünün halifeleri yapan, size verdiği şeylerde sizi denemek için kiminizi kiminizden derecelerle üstün kılan O’dur. Şüphesiz Rabbin cezası çabuk olandır. Ve O bağışlayan, esirgeyendir.” En’am- 165.



            Allah, sana olan nimetlerini azaltabilir, ömrünü sonlandırabilir, sağlığını riske sokabilir, çocuğunu elinden alabilir veya hiç çocuk vermeyebilir. Rızkını azaltabilir, görmenin, duymanın, akletmenin yolunu tıkayabilir, yağmuru, güneşi engelleyebilir. Bunun neticelerini de hayatının her bölümünde görebilirsin. Allah yağmuru yağdırmazsa sen O’nu zorlayabilir misin? Veya hastalandın, tedavin cevap vermiyor. Şifa için Allah’ı zorlayabilir misin? Allah nimetlerini kısabilir. Bizi sıkıntılı hallere de koyabilir. Sıkıştığımız anda döner O’na yalvarıp yakarmıyor muyuz? Çünkü her şeyin Allah’ın elinde olduğunu anlar, dini (yaşam tarzını) yalnız O’na has kılarız. Son derece içtenlikle Allah’a yalvarır, bizi bağışlamasını, razı olduğu kullarından olmayı isteriz. O Rezzak, Kadir, Hâkim, Rahman, Vedut, Latif’tir. O’ndan başka gideceğimiz makam yoktur.



            Allah’ın nimet vereceği gibi alabileceğini bilen ve iman edenler gerçek bir yönelişle Allah’a bağlanırlar. Biraz sıkıntı ile imtihan olundu diye Rabbine sırtını dönmez, isyan etmez. Yine O’ndan ister, O’nun rıza kapısına sığınır. Duruşunu değiştirmez, İmanını zayıflatmaz.



            “ Allah dilediğine rızkı açar, dilediğine kısar. Onlar dünya hayatıyla sevindiler. Oysa ahiretin yanında dünya hayatı bir geçimden ibarettir.” Rad- 26



Diyelim ki, bu yıl, toprağınız ürün vermedi. Ne yapacaksınız? İmanınızda, Allah’ın huzurunda duruşunuz değişecek mi? Bir mücadeleye giriştiniz, kaybettiniz. Ya da bir hastalığa yakalandınız. Yahut çok sevdiğiniz bir yakınınızı kaybettiniz. Kabid olan Allah’tır. Ya olumlu bir duruşa geçersiniz, ya da isyanları oynarsınız.



            İnanan insan Allah’ın her türlü takdirinde hikmetli düşünür, sabreder.  Çünkü Allah hikmetle hükmeden El Kabid’tir.  O nasıl dilerse, aslında insan için o hayırlıdır. Ancak çoğu insan bu hakikatten gafildir.



            “Allah kullarına rızkı bollaştırsaydı, yeryüzünde azarlardı. Fakat O rızkı dilediğine dilediği ölçüde indiriyor. Çünkü O kullarının her halini haber alandır, görendir” Şura–27



Demek ki Allah üzerimize bolca yağdırsaydı- ki Allah bunu yapmaya muktedirdir- nefsini terbiye etmeyenler bu nimetleri kullanarak, kim bilir ne zulümler işlerlerdi. Bazı zalimler araçlarının eksikliğinden emellerini geniş çaplı yapamıyorlar. Allah hepimize nefsimizin kaldırabileceği kadar nimeti versin. Hesabını veremediğimiz rızkı bizlere nasip etmesin.



            Müminler her halükarda Rablerine dayanırlar. Her imtihanda Rablerinin ilkelerinden taviz vermez, sıkıntılara sebat ederek Rablerine verdikleri misak üzere durular. Her zorluğa rağmen imanlarının gereğini yaşarlar.



            “Biz sizi biraz korku, biraz açlık, biraz mallardan canlardan ve ürünlerden eksiltmeyle imtihan edeceğiz. Sabredenleri müjdele!” Bakara- 155



            Parolamız, Yüce Allah’ın her sıfatının yanında El Kabid olduğuna iman ettik. Allah dilerse açar, dilerse kısar. Her şey onun dilemesiyle olur. Sözlerin sonu O’na hamd-ü senalardır. Vesselam…



 

 
Esmaul Hüsna
Bu yazı 85 kez okundu.


Yorum Yaz

İsim :

Yorum: