| GENÇ TEFEKKÜR’DE 5.YIL |
| Değerli Genç Tefekkür dostları! Her işimizin başı Rabbimizin yüce adıyla başlar, O’nun adıyla devam eder, O dilediği müddetçe de sürer.
Tefekkür dergisi, Âlemlerin Rabbi olan Allah’ın adını yüceltmek, O’na kulluğunu halisane sunmak ve bunun yanında topluma karşı duyduğu sorumluluğu yerine getirmek için 5 yıl önce “Bismillah”dedi. 5 yıl boyunca, bizimle birlikte bulunduğunuz, bizi yalnız bırakmadığınız için size sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Bu süre zarfında sizlerin ilgisini, muhabbetini, dualarınızın sıcaklığını yüreğimizde hissettik. Allah hepinizden razı olsun. Genç Tefekkür Dergimizin ilk çıkış yıllarını anımsayanlarını vardır. Çok büyük bir şevkle, coşkuyla Rabbimizin rızalığını kazanacağımız bir yola adım attığımızın bilincindeydik. Değil mi ki, her şeyi O’nun rızası için yapmalıydık. Biz de sadece O’nun rızasını amaçladık. Gecemizi, gündüzümüze katarak çalıştık, çabaladık, ürettik, yazdık. Yüce kitabımızı anlamaya, anlamlandırmaya, anlatmaya çabaladık. Birçok projeyi bu 5 yıllık süre zarfında hayata geçirdik ve hamdolsun hala uygulamayı bekleyen program ve projelerimiz, fikirlerimiz var. İnşaAllah yeri ve zamanı gelince tümünü hayata geçirebiliriz. Rabbimizden bize fırsatlara, imkânlar bahşetmesini diliyoruz. Bu çabalarımız karşılıksız kalmadı. Rabbimiz kendi rızası için attığımız her adımımızı bereketlendirdi. Bize Türkiye şartlarında bir dergi için oldukça uzun olan bir süreyi bahşetti. 5 yıl az bir zaman olmasa gerek, takdir edersiniz. Gerçi biz, kendimizi sınırlandırmadık. Rabbimizin yolunda hizmet etmek babından gidebileceğimiz, yürüyebileceğimiz kadar yürüyecektik. Tüm yaptıklarımızın Rabbimiz katında salih amel babından sayılmasını arzuluyoruz. Bir gün bize verilen mühlet bitip Rabbimizin huzuruna çıktığımızda “Rabbim senin için ilimle meşgul olduk, bu dergiyi tebliğ için çıkarttık, bilmeyenlere bildirelim, unutanlara hatırlatalım, nefsimiz için de bir zikir olsun dedik. Sen kabul et Allah’ım” diyeceğiz İnşallah. Değerli dostlar! Sizlere ulaşmada zorlandığımız, imkânsızlıklarımızı aşamadığımız zamanlar oldu. Ama yine de şükürler olsun ki bu engeller de uzun süreli olmadı, Rabbimizin yardımıyla bunları da atlatmayı bildik. Bundan sonra ki badireleri de göğüsleyebileceğiz inşaAllah! Değerli kardeşlerim, dergimizin içeriğini, köşelerini, formatını az çok tanıyanlar, okuyanlar biliyor. Ancak belki hala bizimle tanışmayan varsa onlar için dergimizi biraz tanıtmak istiyorum. Her şeyden önce dergimiz İslami düşünce yapısını taşıyan, vahyi kendine yol edinen arkadaşların çıkardığı bir dergidir. Öncelikli gayesi cehaletle savaşmak, cehaletin karanlığını gidermek ve vahyin berraklığını, aydınlığını bir nebze de olsa hayata taşımaktır. Vahyin Işığında ve Kutlu İz sayfaları bu anlamda hayata bakış açımızın özünü yansıtıyor. Bizler hayatımızın her safhasında Allah’ımızın ilkelerini gözeterek, Resulünü önder bilerek yaşamaya çalışıyoruz. Yolumuzu aydınlatan tek meşale Rabbimizin vahyidir. Dergimizin, düşünce, deneme, araştırma sayfaları da vahyin hayatımıza kattığı değerlerle şekillenen yazılardır. Hayatımız hikâye köşesinde, hayatta olup biten gerçek olayların hikâyeleştirilmesiyle, kendimize dersler çıkarabileceğimiz tecrübeler anlatılmaktadır. Belki yazıya dökülse hepimizin ilgi çeken, ibretlik denecek hayat hikâyeleri hele de hidayet hikayeleri mutlaka vardır. İnsanımızın tecrübelerinden faydalanmak açısından önemli bir köşe diye düşünüyorum. “Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin velileridir(dostlarıdır) ayetinin muhatabı olarak bizler ve bizleri yazılarıyla fikirleriyle yalnız bırakmayan erkek kardeşlerimizin katkıları da ayrıca çok takdire şayandır. Oldukça fazla beğeniyle karşılanmakta ve olumlu eleştiriler olarak geri bildirim olarak alıyoruz. Röportajlarımız, yazar-çizer dünyasında belli bir çizgi edinmiş ve kendini kanıtlamış kalem erbablarıyla yaptığımız bir köşe ve itiraf edelim ki en çok bu köşe seviliyor. Yazılarından faydalanılan çok değerli yazarlarla adeta bir hasret giderme gibi, onlarla yapılan röportajlar ilgi görüyor. Gençlerimizi, çocuklarımızı da ihmal etmedik. Genç kalemlere fırsatlar verip, kendilerini kanıtlayabilecekleri, yazma kabiliyetlerini ortaya koyacakları, eserlerini duyuracakları önemli bir aracı onların hizmetine verdik. Bundan sonrası onların çabalamalarına ve üretmelerine kalıyor. Çocuklarımız için hazırladığımız sayfalarda onların da ilim yolunda ciddi adımlar atmalarını sağlamak istedik. Eğitici- öğretici, bilgilendirici sayfalar yanında bilmece- bulmacalar ve testlerle onları hep bir adım ileriye taşımak istedik. Onların çağı bizimkinde çok daha farklı olacak bunu bildiğimiz için ilimde ilerlemelerini sağlamaya çalıştık. Kalem ve kitap hayatımızı anlamlı yaşamada başlıca aktörlerdir. Rabbimizin ilk emri bizim de dergi logomuz oldu. “Oku””diye başlayan bir dergi elbette Rabbimizin ilahi kitabını daha iyi anlamak için yazılacaktır. Değil mi ki, tüm kitaplar tek bir kitabın anlaşılması için yazılır. Bizim dergimiz de bu amacı taşıyor. Kur’anı iyi anlamak ve akabinde yaşamak… Biliyoruz, Rabbimiz için ne yapsak azdır. Yaptıklarımız yeterli değildir. Daha çok çalışmaya ve üretmeye ihtiyacımız var. Yazılı basına kayıtsız ve soğuk kalan, ilmin kıymetini takdir etmede duyarsız bir halk kesimiyle de karşı karşıya olunca işimiz biraz daha zorlaşıyor. Ancak biz zaten zora talip olduk, kolaycılığa kaçmadık. Hayatımıza ilmi verileri dahil ederek geleceğe sağlam adımlar atmak istedik. Bunu önemsiyorsak hangi yaşta olursak olalım, ilimle meşgul olmalı, okumalı, okutmalı ve hatta yazmaya gayret göstermeliyiz ki toplumsal gelişime önemli bir katkımız olabilsin. Zaten dinimizin en çok mücadele ettiği alan cahiliyet değil midir? Cehaletin Müslümanların hayatından sökülüp atılması gerekmektedir. Biz kitaplı bir medeniyetin evlatlarıyız. İlimden uzaklaşmak bizim için ölüm mesabesindedir. Âlim olan Allah’ımızın O’na teslim olan kullarıysak cehaletle savaşımız kesintisiz sürmelidir. Aydınlık gelince karanlıktan eser kalmaz. “Hak gelir, batıl zail olur” ayeti kerimesiyle kesin bir hükümdür bu Rabbimizden. Hanımlarımızın hayırlı ilim elde etmede ve ilimleriyle amel etmede çocuklarını bilinçli olarak yetiştirmelerinde okumanın, araştırmanın çok büyük bir önemi vardır. Toplumu inşa eden kadınlar bilinçlenir, aydınlanır ve okurlarsa onların yetiştireceği nesiller de İnşaAllah “gözümüzün nuru” diyebileceğimiz nesiller olacaktır. Kadınlara ve gençlere bu anlamda çok iş düşüyor. Dinamik, sorgulayan, araştıran bir gençlik okumaya daha fazla zaman ayırmalıdır. Sadece ders kitaplarını değil, hayat kitabımız Kur’anı Kerim’i genç yaşlarında öğrenmeleri ve okumaları, onları sağlam şahsiyetli bireyler olarak yetişmesini sağlayacaktır. Bu arada 5 yıl zarfında çeşitli vesilelerle yaptığımız programlar, konferanslar, çağırdığımız değerli âlim ve yazarlar da çok ilgi gördü. Bu anlamda ilmi hayatımıza değer katacak yazarlarımızı, âlimlerimizi buraya davet edip sizlerle buluşturmaya devam edeceğiz İnşaAllah. Düzenlediğimiz siyer ve meal yarışmaları da hak ettiği ilgiyi görmüştür. Geçen yıl yaptığımız meal yarışmasının ödüllerini değerli âlim Mustafa İslamoğlu hocamız takdim etmişti hatırlarsanız. Bugün yapacağımız ödül töreninde ise ödülleri eğitimci- yazar Mehmet İmrak hocamız takdim edecekler. Son söz olarak, biz hala buradayız. Elimizden geldiğince, dilimiz döndüğünce Rabbimizin yolunda hizmet edeceğiz. Bugün bir dergi buna aracılık etmekte, yarın başka araçlarla hizmet ediyor olabiliriz. Önemli olan salih amellerimizi arttırmak ve Rabbimize sunmak… O, bizi hangi alanda hizmet etmemiz gerekiyorsa, o alanlara yöneltsin İnşaAllah. Tüm araçlar Rabbimizin rızalığına ulaşmaya bir vesiledir. Değerli okurlarımız! Bize verdiğiniz desteğinizin bundan sonra da devamını istirham ediyor, bu katkınızın da Allah yolunda makbul bir hizmet olmasını diliyoruz. Bizimle birlikte olduğunuz için size minnettarız. Sizleri Âlemlerin Rabbi olan Allah’ımıza emanet ediyoruz. Es- Selamün aleyküm… |
| Şükran Taşdelen |
| Bu yazı 178 kez okundu. |
Tefekkür Dergisi