Navigation


Tarih: 18 Kasım 2008 Salı



GERİDE NE KALDI?
GERİDE NE KALDI?
 
Bir kutlu doğum haftasını daha geçirdik.Rehperimiz olan Hz. Muhammed(saa)’e atfedilen bu kutlu doğum haftasını, bu yıl bir aya çıkardık. Bu ay, ona ithaf olarak çok etkinlikler oldu. Emanetler ziyaret edildi. Kur’an hatimleri yapıldı. Binlerce salâvat çekildi. Kültür merkezlerinde sema gösterileri sunuldu. Çevreye binlerce güller dağıtıldı vs.

Tüm bunların arasında hangisi, amaca ulaşıldı. Hz. Muhammed(saa) aramızda olsaydı, bunları mı yapmamızı isteyecekti? Yoksa “beni anmayı, övmeyi, yüceltmeyi bırakın, yapmanız gerekeni yapın” mı derdi?

Kuran’lar hatim edildi. Onun ruhuna hediye gönderelim, sevap olsun diye . O zaten yüce Allah’ın indinde rahmet ile kuşatılmış. Bu ayetler ile bize bildirilmiş. Oysa ki Hz. Muhammed(saa), Kur’an-ı Kerim’i okumamız ile, onu hayata dökmemizi, yürüyen Kuran’lar olmamızı isterdi. O’nun yaşadığı gibi yaşamamızı, onun misyonunu hayata getirmemizi isterdi. Asıl, Kur’an’ı yaşamamız onu mutlu edecekti.

Ona benzemedikten sonra, onun düşünce ve hayatını gündeme getirmedikten sonra, onu anmak önemli bir şey arz etmiyor. O bizi İslam hayatına davet ediyordu.

İslam hayatını evlerimize, sokaklarımızı, yurdumuza getirmedikten sonra neyin haftasını veya ayını kutluyoruz?. Evet, belki doğum gününü gündeme getirerek aklın sıra, İslam hayatını da getirmek istiyorsun,ama evde ki plan çarşıdaki plana uymuyor. Bu şekilde peygamberini yani önderini anmak, getirdiği daveti sulandırmak olmuyor mu? Hiristiyanların Hz. İsa (as)’yı övüp, doğum günlerini kutladıkları,fakat Hz. İsa (as)’nın davetini duymadıkları gibi bir sünece girmiş olmuyor muyuz?

Oysaki Hz. İsa (as)’da onların kendisini böyle anlamalarını istemezdi. Şimdi yine aynı yoldan peygamberimizi hayal kıraklığına uğratıyoruz. Peki, ne yapmalıydık?

Binlerce salâvat çekildi. Yüzlerce defa salâvat çekildi. Öyle ki,

insanlar kendi aralarında bu tesbihleri paylaştılar. Salâvat ile ne demek istedik? İlk önce bunu anlamalıyız. Salâvat, ümmet ile Hz. Muhammed(sav) arasında, O’nun arkasında olduğunu gösteren bir paroladır. Yani “Ya Resulullah, biz senin Allah’ın elçisi olduğuna iman ettik. Senin davanın arkasındayız, sana yardım edeceğiz. Sana destek vereceğiz. Senin izindeyiz. Senin yardımcıların bizleriz.” demektir. Salâvatlar çekilirken bu kastedildi ise, şu anda peygamberin hayatı gelmeli idi hayatımıza. Oysaki o hayattan bir şeyler gelmedi gündemimize. O’nun sözleri ve tavsiyeleri dökülmedi sokaklara. Etkinlikler içerisinde “Peygamberiniz size şöyle söylüyor” denilmedi.

Peygamberin sözü dinlenilmeden, binlerce salâvat getirmenin anlamı ne idi? Onun davetine icabet etmeyeceksen, onu sevmenin göstergesi ne idi? O’nun hayatını hayatına örnek almıyorsan, onu beğenmenin, yüceltmenin anlamı ne idi?

İşte bu soruları kendimize sormamız gerekiyor. Hz. İsa(a.s) Saff Suresinde şöyle buyuruyor:

Saff süresi/14 “Ey iman edenler! Allah’ın yardımcıları olun. Nasıl ki Meryem oğlu İsa da havarilere: “Allah’a giden yolda benim yardımcılarım kimdir?” demişti. Havariler de,”Biz Allah’ın yardımcılarıyız.”demişlerdi...”

O havarilere Allah yolunda benim yardımcılarım kim derken bizler de peygamberlerin bu sorusuna nasıl cevap veriyoruz? Havariler gibi “Nehnu ensarullah” diyecek miyiz? Yani “Allah yolunda yardımcılar bizleriz” diyecek miyiz? Bir anlamda Peygamberlere salâvat demektir. Şimdi tasdik ederken söz ve hayatımızla bu yeminden, bu tasdikten geri mi dönüyoruz?

Salâvat getirirken “Ya Resulullah bu yol seni selamete eriştirdi. Bizde arkandan gelerek, bizde selamete erişmek istiyoruz” diyoruz.

O halde salâvatlardan sonra neden hâlin ve duruşun değişmedi? Kararlarında ve hayatında ona benzeyen yenilikler neden olmadı? Çünkü salâvatların niceliğine önem verdin, niteliğine önem vermedin. Yani sayıyı arttırdın, ama kaliteyi arttırmadın. Hatimler ile yaptığın aynı hatayı, yine yaptın.

Olması gereken okuduğumuz Kur’an emirlerinin, getirdiğimiz salâvat mesajlarının arkasında olmak ve yaşantımızda ispatlamaktı.

Kısaca imanın arkasında durmaktı.

 
Zeynep Işık
Bu yazı 176 kez okundu.


Yorum Yaz

İsim :

Yorum: