| GÖNÜL DOSTUMUZ |
Sevgili gönül dostumuz, Bazı hanım kardeşlerimizin radyolarda program sunduklarını görüyoruz. Televizyonlarda konuştuklarını, tartışmalara katıldıklarını görüyoruz. Çevremdeki bazı kimseler kadın sesinin haram olduğunda diretiyorlar. Kadın sesi haram mıdır değil midir? Kafama takıldı. Bunu netleştirirseniz çok sevinirim. Canan ÇELİK Sevgili gönül dostumuz, kadın sesinin kesinlikle haram olduğuna dair elimizde net bir delil yoktur. Zaruret ve ihtiyaç hallerinde veya normal zamanlarda kadın sesinin erkeğe haram olduğunu bildiren doğrudan bir ayet veya hadis yoktur. Meseleyi şöyle izah etmeye çalışalım. Ahzab suresi 53.ü ayete, Peygamber efendimizin ailesi olan hanımlarla nasıl konuşulacağı ile ilgili bir edeb kaidesi olarak “Peygamberin hanımlarından bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin” Ahzab–53 buyrulmuştur. Sahabe erkekleri, Hz. Aişe veya Hz. Peygamberin diğer eşlerinden bir şey sorar veya isterlerse, onlar perde arkasından cevap verirlerdi. Bunun gibi pek çok sahabe hanımı günlük hayatta alma, verme, sorma, cevap alma, selam ve konuşma tarzlarında erkeklerle muhatap olmuş, bu erkeklerden hiçbirisi “sus, senin sesin erkeklere haramdır” dememişlerdir. Ancak bu konunun da fitne tehlikesi ve İslami edeple sınırlı olduğunu unutmamamız gerekir. Şöyle ki, televizyonlarda edebe aykırı olarak, açık saçık giyinip(soyunmak daha doğru olur) dans etmek, şarkılar söylemek elbette kadına haramdır. Çünkü fitneyi artırmakta kadını sadece cinsel bir objeye indirgemekte ve karşı cinsi cezbetmektedir. Kadının cazibesini artırarak şarkı türkü söylemesi haramdır. Fakat gündelik hayatın ihtiyaçları giderilirken müslüman kadın edebini koruyarak ciddi, mesafeli ve karşıdaki erkeğin kalbini bozmayacak tarzda konuşabilir. Konuşabildiğine göre tebliğ maksatlı radyo ve televizyon programları da sunulabilir. Nitekim bu hanımlar da tesettürlü ve gayet ciddi edepli bir şekilde konuşmakta, tebliğ vazifelerinden üzerlerine düşeni yapmaya çalışmaktadırlar. Aynı şey radyo programları için de geçerlidir. Eğer tebliğ etmek için konuşuluyor ve toplumun aydınlatılması hedef alınıyorsa tabii ki bu tür programlarda kadınlar da konuşabilirler. Maksat tebliğdir. Edeb dışı tavırlarla konuşmak gülmek ya da cazibeli şekilde konuşma olmadıkça radyo- televizyonlarda kadınlar da konuşabilir program yapabilirler. Eğer kadın sesi haram olsa idi, başta peygamber hanımları, hiçbir erkek ile konuşmazdı. Hz. Aişe’nin hutbe verdiğini biliyoruz. Nadir de olsa Hz. Fatıma’nın da sahabelerle bir sorun olduğunda konuştuğunu biliyoruz. Ayrıca bizim için en güzel örnekler olan peygamber ailesinin fertleri olan kadınlardan Hz. Zeynep, Hz. Hüseyin’in kıyamını dünyaya haykıran kişidir. O zulmün kıskacında susturulmaya çalışıldıkça daha gür bir sesle tebliğini yapmış, İslam ümmetini uyarma vazifesini yerine getirmiştir. Tesettürü parçalanmış bir halde iken bile bu vazifesini yerine getirmekten utanmamıştır! Çünkü Müslümanların uyarıya, tebliğe ihtiyaçları vardı. Görgü tanığı olarak Hz. Zeynep, peygamber ailesine yapılan zulmü haykırmış ve günümüze kadar etkili olan hutbelerini yapmış, zalimleri de rüsva etmiştir. Şimdi günümüzde müslüman kadınların da tebliğ vazifelerini en iyi şekilde yapmaları ve toplumsal görevlerini ifa etmeleri gerekmektedir. Kadın sesi haramdır diyenler işte bu en önemli vazifenin yerine getirilmemesi için ortaya çıkanlardır. Peygamberin hayatında böyle bir şey görmezken ve dediğimiz gibi ciddi, edepli ve hayâlı olarak tebliğ için yapılıyorsa, radyo ve televizyon programları yapılabilir. Nitekim İslami kanallarda değerli ilim adamlarımız da aynı fikirdeler ki, hanım sunucu ve program yapımcılarına izin verip görevlendiriyorlar. Değil mi? Kadın sesi, ancak kadını cinsel bir nesneye indirgeyip, işveli, cazibeli ve erkekleri ayartıcı bir şekilde konuşulursa haram olur ki, müslüman hanımlar zaten bunun bilincindedirler. |
| Gönül Dostumuz |
| Bu yazı 111 kez okundu. |
Tefekkür Dergisi