| GÖNÜL DOSTUMUZ |
Sevgili gönül dostumuz, Dikkatimi çeken bir durumu sizinle paylaşmak istedim. Ben Kur’an okuyan biriyim. Kur’an-ı Kerim’de birçok surede zekâttan çok infaktan bahsedilmektedir. Bunun sebebi nedir acaba? Bilgilendirirseniz duacınız olurum. Feride YAMAÇ Sevgili gönül dostumuz, sorunuz çok yerinde ve sizin iman eden biri olarak hassasiyetinizin bir ifadesi… Teşekkür ediyor ve öncelikle infakın kelime anlamına bakalım. İnfak nafaka’dan geliyor ve geçindirme, besleme, Allah yolunda harcama anlamına geliyor. Terim olarak ise, ister akrabadan olsun ister diğer insanlardan olsun, yoksul ve muhtaç olanlara para ve maişet yardımı yaparak onların geçimini sağlamak demektir. Zaten zaruri ihtiyaç ve maişet için harcanan paraya ve azık çeşidine “nafaka” deniyor. İslam’da infakın kapsamı oldukça geniştir. Dediğiniz gibi zekâttan daha fazla ayet infak yapmak için bulunmaktadır Kur’anda… Bu da cömert ve sürekli veren Ğaniy olan Allah Teala’nın iman eden kullarını vermeye alıştırmak ve verme gibi büyük bir ahlakın onlarda yerleşmesini sağlamayı dilemiş olmasıdır. Zekât zorunlu, belirli miktarı olan ve görünen bir ibadet iken, infak içten gelen ve sadece gönülden koparak Allah için vermedir ki sınırı yoktur. Allah bir sınır koymamışsa da mümin infak etmeyi bütün kalbiyle istemekte ve yapmaktadır. Henüz zekât farz kılınmadan önce sahabeler Resulullah’a gelip, ihtiyaç sahibi hısım akrabalarının ve köleleri için ne kadar harcayacaklarına dair soruları olmuştu bunun üzerine de şu ayet inzal olundu. “Ey Muhammed! Sana hangi şeyi infak edeceklerini sorarlar. De ki; ihtiyacınızdan artanı verin!” Bakara- 219. İşte bu ayete dayanarak o güzide ashap, her günkü kazançlarından kendilerine yetecek kadarını alır, gerisini infak ederlerdi. Altın gümüş gibi nakit sahipleri de bir yıllık geçimini ayırır, geri kalanını Allah yolunda harcarlardı. Kur’anın pek çok ayetinde iman edenler infak etmeye teşvik ediliyor ve Allah yolunda bu şekilde harcayanlardan övgüyle söz ediliyor. “ Ey iman edenler, kazandıklarınızın ve sizin için yerden çıkardığımız ürünlerin en helalinden ve en iyisinden Allah yolunda harcayın( zekât ve infak verin.)” Bakara- 267 “mallarını gizli ve açık olarak gece ve gündüz harcayan kimseler var ya işte onların, Rableri katında ecirleri vardır. Onlara hiçbir korku yoktur ve onlar mahzun da olmayacaklardır.” Bakara–274. “Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcayıncaya kadar(infak edinceye kadar) Cennete ve iyiliğin en güzeline(birr) eremezsiniz.” Ali İmran- 92. sevilen şeylerin infak edilmesi gerektiğini anlıyoruz bu ayetten. İnfak etmek mümin olmanın bir özelliği ve gereğidir. Ve infak ettiği de en iyi şeylerdendir. “O iman edenler ki, darlıkta da bollukta da Allah yolunda infak ederler!” Ali İmran- 134. Bakınız bu ayet çok önemli bir noktaya işaret ediyor ki iman edenlerin dikkat kesilmesi gerekir. Darlıkta ve bollukta infak, iman edenlerin Allah yolunda ne derece samimi olduklarını gösterir. Mümin rızık endişesiyle günlerini geçirmez. Çalıştığından muhtaçlara ayırmaktan geri durmaz. Çünkü paylaşmayı Allah istemekte ve iman eden kullarının böylece veren el konumuna gelmelerini istiyor. Ayrıca infak ederek paylaşmanın İslam kardeşliğinin kurulması ve yaşatılmasında çok önemli toplumsal işlevselliği vardır. Bu inkâr edilemez bir hakikattir. Müminler, İmanlarından gelen bir insiyakla infak ederler. Zengin oluncaya kadar beklemezler. Hangi şartta olursa olsun kendi yaşam düzeyinden aşağıda olanlara yardım ellerini uzatır. Bakınız Filistin’e Afganistan’ ve diğer İslam ülkelerine, Afrika’ya… Bizim yaşam düzeyimizden ne kadar aşağıda hayatlarını geçirmek zorunda kalıyorlar. Onları düşünerek kazandıklarımızdan Allah için harcamalı yardım ellerimizi uzatmalı ve bunu sadece belirli günlerde değil, yılın her gününe yaymalıyız. |
| Gönül Dostumuz |
| Bu yazı 49 kez okundu. |
| Yorumlar |
| diyar Yazdı: infak ahlakıyla ahlakını düzelten müminlerden oluruz inşaallah! çünkü günümüz müslümanı bir kafir ya da dünyaperestten daha çok dünyaya bağlanmış durumda. Allah cümlemizi ıslah etsin. |
Tefekkür Dergisi