
Tatlı bir telaş, büyük bir heyecan yürekleri huşu içinde çarptırmakta Âlemlerin Rabbine olan yöneliş ve teveccühle kullar, O nun her şeyden önce gelen hakkını eda etmek için kutlu yolculuğa hazırlandılar. Bu satırları okuduğunuzda, son kafileler varacakları menzile, Kâbe ye varmış, orada tavaf edip evrensel koroya dâhil olmuş olacaklar. Arkalarında tüm sevdiklerini bırakıp, en Sevgiliye varacak, müebbet yolculuğun imanlı mümessilleri Dönüş her daim O nadır, lakin bunun ayırdında olmayanlar, gaflet içinde dünya hayatlarını çarçur edecekler. Bir türlü huzura kavuşamadan, dünyanın ve ahiretin farkında olmadan göçüp gidecekler belki de Oysaki hayatın da ölümün de Rabbi olan Allah(c.c) tüm insanlığa son mesajı olan Kur anı son kutlu peygamberle gönderdikten sonra, hak ile batıl, hakikat ile yalan, sanal görüntü ile gerçek birbirinden tamamen ayrılmıştı! Ahiretin tarlası olan dünyayı, öteleri kazanmak için azık bilmeliydi insan. Büyük ve son davetin üzerinden 14 asırlık bir zaman geldi geçti. O günden daha fazla son güne, din gününe( kıyamet) yakınlaştık! Her an başımıza kopmasından korktuğumuz kıyamet belki kapımızda Kimileri küresel kıyamet senaryolarıyla ve reenkarnasyon safsatalarıyla, asıl kıyamete olan bilinci zayıflatmaya çalışsalar da, olan ve olacak olan bunu (din gününü) gösteriyor. Dünya hayatlarını kaybedecekleri korkusu nice imansız gönülleri çölleştirmiş, asıl gidilecek son mekânı hatırlamaz olmuşlar! Her yıl evrensel koronun bir araya gelip zikretmesine şahit oldukları halde, asıl güne hazırlanmaktan hala gaflet içinde kaçıyor insanoğlu. Sonsuzluğun müebbet yolcusu, ebedi yolculuğundan kaçıyor! İnsanın kaçışı bir şey mi değiştirecek? Gelmesi kesin olan gün mü ertelenecek? Hayır! Bu muhaldir! Ancak ne acıdır ki, hala düşünmekten, tefekkür edip Rabbine varmaktan uzak insanlık! Göstergesi mi? İşte dünyanın her yöresinde Müslüman avcılığı yapanlar! İşte Filistin de, Çeçenistan, Pakistan, Irak, Afganistan daki zulümler ve Müslümanların katledilmelerini batıl dinlerinin ibadeti olarak gören kana susamış vampirler İnsanoğlu İslam ın diriltici soluğuna, adaletine ne kadar muhtaç! Heyhat! Bir o kadar da görmezden gelip ortadan kaldırmak için ne katliamlar yapıyor! Kısmen Müslümanları sindirmiş olduklarını görüp de seviniyorlar akıllarınca Ama Hac mevsimi gelip çattığında tüm İslam düşmanı Şeytan taifesinin hafakanları, kâbusları ve korkuları en acıklı bir şekilde tekrar uyanıyor! Ne İslam dini ortadan kalkmıştır, ne de Müslümanların Rablerine yönelişleri bitmiştir! Her yıl mütemadiyen Rabbiyle olan sözleşmesini yenilemek üzere kutsal mekânlara ve kutsal menasike koşan Müslümanlar dünyanın umududurlar! Tüm acımasızca katliamlara, dışlanmışlıklara ve iftiralara rağmen bu böyledir. Dünya, gün gelecek Müslümanların önderliğinde yeryüzünde Allah ın hâkimiyetine şahit olacak! İlahi müjde böyle, sünnetullah böyle vukua geliyor! Yeter ki mümin Rabbiyle yaptığı ahdi unutmasın! Yeter ki denge ümmet olduğunu ve dünyanın mümin insanlara ne kadar muhtaç olduğunu hatırlasın! Üzerine düşen vazifeden firar etmeden, tebliğini ve hayatıyla örnek olmayı bilinçli olarak yerine getirsin! Fıtratı bozulmamış her insan, bu ilahi daveti duyar duymaz tabi olacaktır. İnsanlığın muhtaç olduğu soluğu onlara götürecek müminler oldukça, davete icabet edenler de artacaktır! Kimi hacılarımız, haccettikten sonra artık dünyadan da meşgalesinden de el etek çekip bir köşede inzivaya çekilebileceklerini zannediyorlar. Ne münasebet! Asıl haccettikten sonra
göreviniz başlıyor! Siz ey hacılar! Siz daha dünyada iken mahşeri görüp teneffüs ettiniz! Bu ayrıcalığa mazhar oldunuz! Ahiretten ve geleceğinden şüphede olanları, yaşadığınız dünyevi mahşer tecrübeyle uyaracaksınız! Dünyanın temsili mahşeri, bu denli şiddetli ve sıkıntılıyken acep gerçeği nasıl ola ki?diye düşündürteceksiniz. Asıl vazife hac dönüşü başlamaktadır ki, mümin hacıların bunu idrak etmesiyle insanlığın hakikat sancısı son bulacak, adalet ikame olacaktır. Görevini hakkıyla ifa edenler ise Rablerinin sonsuz teveccühüne mazhar olacak, ebedi mutluluk diyarına terfi edeceklerdir! İnsanın çırpınışları niçindir? İster Rabbini bulmuş olsun, ister ilahi hükümleri göz ardı etsin dönüş Allah adır. Ölümün tüm gerçekliği, soğuk yüzü, tüm zevkleri acılaştıran düşüncesi, hep bu ilahi hakikate atıf değil midir? Dolayısıyla da insanda hesap- kitap düşüncesini idrak ettirmesi için bir nevi ölmeden önce, ölme yolculuğu olan hac menasiki, Rabbani bir üslupla insana talim ettiriliyor. Ki uzak gibi gelen ahiret hayatından gaflete düşmesin insan. Hazırlığını yapmakta gevşekliğe düşmesin. Yapması gerekenleri hemen yapsın, yapmaması gerekenlerden hemen el çeksin! Tevbeyi geciktirmesin. Kul hakkını yemesin ve diğer ilahi hükümler Hac mevsimi bambaşka diyarlardan soluklar taşır! Bu dünyada yaşanan, ama ötelere ait soluklar Ebediliğin pınarından sulanmaktır hac. Haccetmekle Rabbini hayatının tam ortasına yerleştirip, tavaf etmektir. Hayatın amacını ve Rabbin sonsuz rahmetinin farkına varmaktır. Hayatımız, Rabbimizin ilahi emirlerinin etrafında tavaf etmelidir. Ancak böylece dünyanın ve ahiretin gerçeğine vukuf olabiliriz. Tüm hacılarımıza kabul edilmiş HACC nasip olsun diyorum. Dualarında ümmetin çetrefilleşmiş sorunlarına çözümü lütfetsin diye Rabbimize yalvarıp yakarmayı ve bu kutsal dualarda bizleri de unutmamalarını istirham ediyorum! Allah(c.c) haccınızı kabul etsin! |