Navigation


Tarih: 06 Ekim 2008 Pazartesi



HAYAT İMTİHANDIR
HAYAT İMTİHANDIR
 

“Sizi bir imtihan olarak kötülüklerle (şer) ve iyiliklerle (hayr) deneyeceğiz. Hepiniz de sonunda bize döndürüleceksiniz.”(Enbiya:35)



Hayatı ve ölümü idrak edip tevhidi bir yaşam biçimi seçip yaşamlarını bu yola adayan, imtihan dolu yaşamlarında tüm sıkıntılara karşı sabrı hayatlarının bir parçası haline getiren, Allah’a dayanıp değerlerinden ödün vermeyen başta önderimiz Hz. Muhammed’e, ehlibeytine, bütün peygamberlere, âlimlere ve bu yola gönülle bağlanan tüm Mümin kardeşlerimize selam olsun.



“İmtihan” kelime anlamı olarak deneme, sınama, fitne, bela, kişinin zorluk ve güçlüklerden geçme eylemidir.



İmtihan demek, sıkıştırılmak imtihan demek, yüreğin dolup taşacakken dayanacak yer aramak, Yaradan’ı bulmaktır. İmtihan yaşam tarzını oluşturmak, imtihan başka imtihanlara göç etmektir. Fakat bunun farkında olmak önemlidir. İmtihan demek zorlu bir yaşam demek… Allah’ın insanı rolüne hazırlaması,  rolünü ona hazırlaması; irade vermesi. Hak ile batıl ayrılması seçiminin insanda olması, zenginlik fakirlik, ailemizin bize yüklediği sorumluluklar bunlar hepsi ayrı ayrı imtihandır. Bizler inanmışsak inancımız neyi emrediyorsa onunla doğrulmak, kötülükten sakınmak iyiliği yaymak görevimizdir. Peki, bize deli mi diyecekler desinler, mecnun mu diyecekler desinler, işkence mi yapacaklar yapsınlar, psikolojik baskı mı yapacaklar yapsınlar! Rabbimize iman etmiş isek sorun yok demektir. Çünkü iman sevgi demek, umut demek, güven demektir unutmayalım inşallah sonunda kazanç inananlarındır.   



Bizler yaşantıları renkli farklı bireyler ve topluluklarız. Hepimizin imtihanı farklı farklıdır. Bazısı Allah’ın takdir ettiği bazısı bizim kendi elimizle kazandıklarımızdır. Allah’ın takdir ettiklerine sabır göstermek, kendi elimizle kazandıklarımızın bizi doğrulara ulaştırmasına gayret göstermeliyiz.



Hayatımız ne kadar zor olursa olsun bizi Yaratan Rabbimiz var. Acı çekmek zor olsa da acının insanı olgunlaştırdığını kavramalıyız. Bize sunulan Medine dönemidir bunun kıymetini bilemedik, biz Mekke’yi yaşamamıştık. Mekke’yi anlayıp yaşamalıyız ki gerçekten Medine’ye kavuşalım. Peygamber kıssalarına baktığımızda bütün zorluklara ve sıkıntılara karşı dimdik ayaktadırlar. Hz. Nuh insanların alay etmelerine karşı Rabbine dayanarak görevine devam etti ve kazananlardandı. Hz. Musa doyumsuz olan kavmi karşısında mücadele etti, Rabbi denizi yardı, O’nun yardımıyla o da kazananlardandı ve Hz. Yunus hatasından dolayı yunus balığının karnına düştü, öyle bir tövbe etti ki Rabbi onu affetti. Ve Hz. Muhammed Allah’ın sevgilisi ne acılar çekti? Yine de zorluklar karşısında dimdik kıyam etti.



Peki ya bizler hata yaptığımızda tevbe etmesini biliyor muyuz? Hatalarımız doğrulara ulaştırıyor mu? Kendimizi tanıyor muyuz? Neye inandığımızı, niçin inandığımızı, neden inandığımızı biliyor muyuz? Kısaca kulluk görevimizi biliyor muyuz? Ve yine Yalnız kaldığımız zaman tek dayanak olarak Allah bize yetiyorsa; ona kâinatın sahibi Rabbimiz olduğu için inanıyorsak, bunun bedelini ne olursa olsun ödemeye hazır olalım. Bizi yaratırken alaka duyarak, severek yaratan Rabbimize hakkıyla kul olmalıyız. Ezanla dirilip namazla iç içe olmalı, güzel görüp güzel düşünerek hatalarımızdan ders alarak bizi doğrulara ulaştırmasını dileyerek yaşamamızda uygulayarak anlamlandırmalıyız.



İmtihanların bizi Allah’a yakınlaştırması duasıyla…



“Her nefis ölümü tadıcıdır. Biz sizi, şerlerde, hayırlarda deneyerek “imtihan” ediyoruz ve siz bize döndürüleceksiniz. (Enbiya Süresi:35)



                                   FATMA ALTUNDAĞ

 
Okuyucu Köşesi
Bu yazı 108 kez okundu.


Yorum Yaz

İsim :

Yorum:



Yorumlar
baran savaş Yazdı:
Yazı güzeldi.İnşallah bu yazıdan okuyanlar ders alır.
 
Yorumlar
yahya Yazdı:
rabim imhihanı kazananlardan etsin bizi.