Navigation


Tarih: 01 Eylül 2014 Pazartesi



İBRAHİM’İN Rabbini arayışı
İBRAHİM’İN Rabbini arayışı
 

         İbrahim, putçu bir aileden dünyaya geliyor. Daha çok küçükken bile yaratılışı ve yaratıcıyı düşünmeye başlıyor. Babası yerleri ve gökleri idare eden, yöneten hükümdarlar olduğuna inanıyor, bu hükümdarların da yıldızlar, ay ve güneş olduğunu anlatıyor ona. Ama İbrahim bu saçmalıklara değil de iç dünyasından gelen seslere kulak veriyor. Yıldızların da, ay’ın da, güneşin de bir tek hükümdarı, hâkimi olduğunu düşünüyor. Yıldız, güneş ve ay’ın da her seferinde doğup sonra kaybolduğunu görünce “bunlar benim Rabbim olamaz” diye düşünmeye başlıyor. “Ben kaybolup gidenleri sevmem” diyen İbrahim, hep iç dünyasındaki gerçeklere kulak veriyordu. Hiç kimsenin olmadığı sessiz bir ortamda babasının söylediklerini tekrar tekrar düşünen İbrahim, coşkuyla ayağa kalkarak kafasındaki soruların cevabını bulmuş olmanın sevinciyle ve kendinden emin bir şekilde, “ben kavmimin düşüncelerinden uzağım” diyerek kavminin tapındığı bütün putları inkâr etmiş ve muhakkak tapacak “tek ilah” olması gerektiğini düşünmüştü.
Bu düşüncelerle arayışına devam etmiş. Rabbi de onu arayışındaki çabadan dolayı hep doğrulara doğru yönlendirmişti. Ve Allah’tan gelen “Teslim ol ya İbrahim” seslenişine emin bir şekilde cevap vermiş:
           “Âlemlerin Rabbine teslim oldum” demişti.
Bu yazılanlar, zamanında sizler gibi küçük bir çocuk olan Hz. İbrahim’in Rabbini arayış hikâyesi idi çocuklar. Bakın bu yaşanılan hikâyeyi, bize yüce kitabımız Kuran-ı Kerim ayetleriyle nasıl anlatıyor:
              Onlara İbrahim’in başından geçenleri de anlat. Hani, o babasına ve kavmine "Nelere kulluk ediyorsunuz?" diye sormuştu. Onlar da: "Putlara kulluk ediyoruz" diye karşılık verdiler "ve her zaman, kendini onlara adamış kimseler olarak kalacağız!"



[İbrahim:] "Peki, yalvarıp yakardığınız zaman sizi işittiklerine yahut size fayda ya da zarar verebildiklerine [gerçekten inanıyor musunuz]?" dedi. "Ama" diye çıkıştılar, "biz atalarımızı da bunu yapıyor gördük!" [İbrahim:] "Peki" dedi, "(bu) taptığınız şeylere (başınızı kaldırıp da) hiç bakmadınız mı: Sizler ve sizden önceki



Atalarınız? "Şimdi, [bana gelince, ben biliyorum ki,] şüphesiz [bu düzmece tanrılar] benim düşmanlarımdır.  [ve benim için] âlemlerin Rabbinden başka [tanrı yoktur]; beni yaratan da, bana doğru yolu gösteren de O’dur ve beni yediren de, içiren de O’dur ve hasta olduğum zaman beni iyileştiren ve beni öldürecek olan ve sonra yeniden diriltecek olan (hep) O'dur… Ve Hesap Günü'nde hatalarımı bağışlamasını umduğum kimse de O'dur. "Ey Rabbim! Bana [doğruyla eğrinin ne olduğuna] hükmedebilme bilgi ve yeteneğini bağışla ve beni dürüst ve erdemli insanların arasına kat.(Şuara 69–83)
            Ve bir zaman İbrahim, babası Âzer'e [şöyle] demişti:  "Sen putları ilah mı ediniyorsun? Görüyorum ki sen ve halkın açık bir sapıklık içindesiniz!"
Böylece Biz İbrahim'e, [Allah'ın] gökler ve yer üzerindeki güçlü hükümranlığı ile ilgili [ilk] kavrayışı kazandırdık ki kalben mutmain olan kimselerden olsun. Sonra, gecenin karanlığı bastırdığı zaman [gökte] bir yıldız gördü [ve] haykırdı: "İşte bu (mu) benim Rabbim!" Ama yıldız kaybolunca, "Ben batan şeyleri sevmem!" diye söylendi. Sonra, ayın doğduğunu görünce, "Benim Rabbim bu!" dedi. Ama ay da batınca, "Gerçekten, eğer Rabbim beni doğru yola iletmezse ben kesinlikle sapıklığa düşmüş kimselerden olurum!" dedi. Sonra, güneşin doğduğunu görünce, "İşte benim Rabbim bu! Bu [hepsinin] en büyüğü!" diye haykırdı. Ama o [da] kaybolunca: "Ey halkım!" diye seslendi, "Bakın, sizin yaptığınız gibi, Allah'tan başkasına ilahlık yakıştırmak benden uzak olsun! Bakın, ben batıl olan her şeyden uzak durarak yüzümü gökleri ve yeri var eden Allah'a çevirmekteyim ve ben O'ndan başkasına ilahlık yakıştıranlardan değilim!" (Enam 74–79)
Gördüğünüz gibi çocuklar, Hz. İbrahim yalnız değildi. Ve Rabbi onu çok güzel yönlendirmişti. Unutmayın! Bizler her zaman, her yerde, her türlü ortamda doğruyu yaşama arzusunda olalım. Bu isteğimize her zaman için Rabbimiz, yön verecek ve yolumuzda bizlere zorluklarla beraber kolaylıklar verecektir. Ve doğruları yaşamayı nasip edecektir.

 
Nurcan Haydaranlı
Bu yazı 11840 kez okundu.


Yorum Yaz

İsim :

Yorum:



Yorumlar
kurdistan Yazdı:
ben bişey anlamadım hani kadrimizi değiştiremniyoruz ya şimdi yüceler yücesi allahımız bizm kaderimizi yazmış demekki hz ibrahimin kaderini bölkyle yapmış hz muhammedin hayatınıda böyl yapmış mesel bir insan bir insanı öldürüyorsa demekki yüceler yücesi allahımız bu kaderi böyle yapmış
 
Yorumlar
elıf nur Yazdı:
hz ibrahim gerçekten çok akıllı bir kul .o rabbini ararken sapıtmadı. Aklı ile rabbini buldu. Babası sapıttı ama o sapmadı.
 
Yorumlar
onur Yazdı:
benim bu konuda kafama takılan bir soru var . ıbrahim as batıyorlar diye veya başka sebeplerden maddi şeylere tapinmamis ve tek ilah ı bulmuştur. peki o ilahin tek olması gerektiğine nasıl karar vermiş. belkide çok fazla ama onlar o kadar mükemmel ve insani duygulardan uzak ki asla problem yasamiyorlar diye neden dusunmemis?
 
Yorumlar
ilayda Yazdı:
çok teşekkürler sizin sayenizde prfrmans ödevımı tamamladm...
 
Yorumlar
osman Yazdı:
siyer dersimi kurtardım
 
Yorumlar
hekoo Yazdı:
çok güzel ve ben bundan şunu çıkardım :Allahtan başka ilah yoktur
 
Yorumlar
The Muslim Yazdı:
Haşa ki kelLA haşa!

İbrahim Halil as Rabbini mi arıyordu?!
Haşa ve Haşa!

Bu Nebi'ye küfür isnad etmektir. Bunu yazanın tevvbe etmesi vaciptir, zira ne denli bir küfrün içine girdiğini kendisi de anlamamış!

İbrahim as, ben batanları, kaybolanları sevmem, dediği münazarada, ne söylediğini nasıl anladınız da Nebi Rabbini arıyordu, diyebildiniz?

Bir kişi Rabbini bilmiyorsa kafirdir, Rabbine bağlanana kadar da kafirlik vasfı üzerinden çıkmaz.
Allah azze ve celle, Muhammed as'a, söylemesi için mealen der ki:
- De ki: Şüphesiz Rabbım, beni dosdoğru yola iletti. Hanif olan İbrahim'in dinine. Ve o, müşriklerden olmadı. [En'am: 161]
Ayette 'وَمَا كَانَ' 've olmadı' demektir.

Yani İbrahim as, asla müşrik olmadı ki, Rabbini arayan bir ateist olabilsin, HAŞA!

Bu küfürdür.
Bunu yazan tevbe etmelidir.

Burada İbrahim as, onların aracı kıldıklarını red mahiyetinde diyor ki:

- Ay (mı) benim Rabbim?
- Güneş (mi) benim Rabbim? Bu daha büyük?
İbrahim as, güneşe, aya, yıldıza, gece-gündüze ibadet eden kavmi ile resmen dalga geçiyor burada.
Argo tabirle, akılları ile kafa buluyor.
Kafirlerin ağzından aktararak ne diyordu Kainatın Efendisi Yüce Allah:
- Bunları diline dolayan bir genç duyduk; kendisine İbrahim denilirmiş, dediler. [Enbiya: 60]
Aracıları dile dolayan, o aracıları Rabbi mi saymıştı?!

Yazarı tevbeye davet ediyoruz.
 
Yorumlar
isimsiz Yazdı:
İbrahim, putçu bir aileden dünyaya geliyor. Daha çok küçükken bile yaratılışı ve yaratıcıyı düşünmeye başlıyor. Babası yerleri ve gökleri idare eden, yöneten hükümdarlar olduğuna inanıyor, bu hükümdarların da yıldızlar, ay ve güneş olduğunu anlatıyor ona. Ama İbrahim bu saçmalıklara değil de iç dünyasından gelen seslere kulak veriyor. Yıldızların da, ay’ın da, güneşin de bir tek hükümdarı, hâkimi olduğunu düşünüyor. Yıldız, güneş ve ay’ın da her seferinde doğup sonra kaybolduğunu görünce “bunlar benim Rabbim olamaz” diye düşünmeye başlıyor. “Ben kaybolup gidenleri sevmem” diyen İbrahim, hep iç dünyasındaki gerçeklere kulak veriyordu. Hiç kimsenin olmadığı sessiz bir ortamda babasının söylediklerini tekrar tekrar düşünen İbrahim, coşkuyla ayağa kalkarak kafasındaki soruların cevabını bulmuş olmanın sevinciyle ve kendinden emin bir şekilde, “ben kavmimin düşüncelerinden uzağım” diyerek kavminin tapındığı bütün putları inkâr etmiş ve muhakkak tapacak “tek ilah” olması gerektiğini düşünmüştü.
Bu düşüncelerle arayışına devam etmiş. Rabbi de onu arayışındaki çabadan dolayı hep doğrulara doğru yönlendirmişti. Ve Allah’tan gelen “Teslim ol ya İbrahim” seslenişine emin bir şekilde cevap vermiş:
“Âlemlerin Rabbine teslim oldum” demişti.
Bu yazılanlar, zamanında sizler gibi küçük bir çocuk olan Hz. İbrahim’in Rabbini arayış hikâyesi idi çocuklar. Bakın bu yaşanılan hikâyeyi, bize yüce kitabımız Kuran-ı Kerim ayetleriyle nasıl anlatıyor:
Onlara İbrahim’in başından geçenleri de anlat. Hani, o babasına ve kavmine "Nelere kulluk ediyorsunuz?" diye sormuştu. Onlar da: "Putlara kulluk ediyoruz" diye karşılık verdiler "ve her zaman, kendini onlara adamış kimseler olarak kalacağız!"



[İbrahim:] "Peki, yalvarıp yakardığınız zaman sizi işittiklerine yahut size fayda ya da zarar verebildiklerine [gerçekten inanıyor musunuz]?" dedi. "Ama" diye çıkıştılar, "biz atalarımızı da bunu yapıyor gördük!" [İbrahim:] "Peki" dedi, "(bu) taptığınız şeylere (başınızı kaldırıp da) hiç bakmadınız mı: Sizler ve sizden önceki



Atalarınız? "Şimdi, [bana gelince, ben biliyorum ki,] şüphesiz [bu düzmece tanrılar] benim düşmanlarımdır. [ve benim için] âlemlerin Rabbinden başka [tanrı yoktur]; beni yaratan da, bana doğru yolu gösteren de O’dur ve beni yediren de, içiren de O’dur ve hasta olduğum zaman beni iyileştiren ve beni öldürecek olan ve sonra yeniden diriltecek olan (hep) O'dur… Ve Hesap Günü'nde hatalarımı bağışlamasını umduğum kimse de O'dur. "Ey Rabbim! Bana [doğruyla eğrinin ne olduğuna] hükmedebilme bilgi ve yeteneğini bağışla ve beni dürüst ve erdemli insanların arasına kat.(Şuara 69–83)
Ve bir zaman İbrahim, babası Âzer'e [şöyle] demişti: "Sen putları ilah mı ediniyorsun? Görüyorum ki sen ve halkın açık bir sapıklık içindesiniz!"
Böylece Biz İbrahim'e, [Allah'ın] gökler ve yer üzerindeki güçlü hükümranlığı ile ilgili [ilk] kavrayışı kazandırdık ki kalben mutmain olan kimselerden olsun. Sonra, gecenin karanlığı bastırdığı zaman [gökte] bir yıldız gördü [ve] haykırdı: "İşte bu (mu) benim Rabbim!" Ama yıldız kaybolunca, "Ben batan şeyleri sevmem!" diye söylendi. Sonra, ayın doğduğunu görünce, "Benim Rabbim bu!" dedi. Ama ay da batınca, "Gerçekten, eğer Rabbim beni doğru yola iletmezse ben kesinlikle sapıklığa düşmüş kimselerden olurum!" dedi. Sonra, güneşin doğduğunu görünce, "İşte benim Rabbim bu! Bu [hepsinin] en büyüğü!" diye haykırdı. Ama o [da] kaybolunca: "Ey halkım!" diye seslendi, "Bakın, sizin yaptığınız gibi, Allah'tan başkasına ilahlık yakıştırmak benden uzak olsun! Bakın, ben batıl olan her şeyden uzak durarak yüzümü gökleri ve yeri var eden Allah'a çevirmekteyim ve ben O'ndan başkasına ilahlık yakıştıranlardan değilim!" (Enam 74–79)
Gördüğünüz gibi çocuklar, Hz. İbrahim yalnız değildi. Ve Rabbi onu çok güzel yönlendirmişti. Unutmayın! Bizler her zaman, her yerde, her türlü ortamda doğruyu yaşama arzusunda olalım. Bu isteğimize her zaman için Rabbimiz, yön verecek ve yolumuzda bizlere zorluklarla beraber kolaylıklar verecektir. Ve doğruları yaşamayı nasip edecektir.
 
Yorumlar
mine Yazdı:
çok güzel ve ben bundan şunu çıkardım :Allahtan başka ilah yoktur
 
Yorumlar
islamyolu Yazdı:
ey arkadas bunları bilerekmi yaptın analamdım ki
ibrahim aleyhisselamın babası kafir değildi amcası azer müşrikti günese ayada bu benim rabbimmi acaba demedi o zaten onların ilah olmadıgını biliyordu peygamberler günah işlemezler ki müşrik olsunlar yani burda yazdıgınız su yazı adamı kafir eder yapmayın bunu Allah rızası için Allah ın tanrı diye ismi yoktur.herşeyiyle yanlıs olmus yazık hakkaten cok yazık .Mealcilikle bir yere varamazsınız ehli sünnet alimlerini okuyun
 
Yorumlar
sena Yazdı:
çok güzel gerçek ve anlamlı
 
Yorumlar
isimsiz Yazdı:
çok güzel araştırmalar umarım doğrudur
 
Yorumlar
Zeyno Yazdı:
ben hz. ibrahimi görmedim ama çok güzel anıları war çok beğeniorumm ♥♥
 
Yorumlar
rıdv@n Yazdı:
yazan ve hazırlayanlara tesekürler
 
Yorumlar
rıdv@n Yazdı:
keske bizde HZ.İBRAHİM gibi olsak
 
Yorumlar
İSA AHMEK PALA Yazdı:
ÇOK GÜZEL BİR METİN