| İÇİMİZLE DIŞIMIZ AYRIŞIYOR MU? |
Müslüman bir toplumda ve Müslüman bir anne babadan dünyaya geldiğimiz için kendimizi Müslüman görüyoruz. Müslüman olmak için bu yeterli mi? Sanırım yeterli olsaydı içi ile dışı bir Müslümanlar çoğunlukta olurdu. Türkiye'nin %90 ı Müslüman ama İslam’i bir yaşam tarzı yok, neden? İslam bizlere atadan, dededen kalma bir miras gibi, bu yüzden de yanımızda kıymeti yok. Emek vermeden elde etmişiz. Tıpkı insanın kendisine ailesinden kalan miras gibi aileden kalan mirası hoyratça harcaya biliyorken kendi emeğiyle elde ettiği malını mülkünü harcamaya kıyamaz kendi emeğiyle elde ettiğinin kıymeti çok büyüktür ama ailesinden kendisine kalan mirasa emek vermediği için onun pek de değeri yoktur… İslam da bizim toplumumuz için böyle bir şey sanırım... Dinini sorduğun zaman insanların çoğu Müslüman olduğunu söylüyor ama yaşantısı, giyimi, özentisi, arzuları söylediğine muhalif. Kimliğine baktığınızda dini İSLAM ama kendisine baktığımızda tam bir Avrupalı, "bu ne perhiz, bu ne turşu?" diyesiniz geliyor. İşte bu durumdan dolayı insanlara şunu sormak istiyorum: " dış dünyamızda Müslüman’ız peki ya iç dünyamızda?" İç dünyamızla dış dünyamız ayrı... Dilimizle söylediğimizi kalbimiz kabul etmiyor! Şahadet getiriyoruz fakat bilinçsizce… Şahadeti getirirken nelere dikkat etmemiz gerektiğini bilmeden söylüyoruz. Allah'tan başka ilah tanımayacağımızı söylüyoruz ama inandığımızı iddia ettiğimiz Rabbimizi tanımıyoruz. İşin daha kötüsü tanımadığımızı bilmiyoruz. Dolayısıyla ne yaptığını bilmez tutarsız Müslümanlar olarak ortada kalıyoruz. Namazsız Müslüman, oruçsuz Müslüman, tesettürsüz Müslüman, namussuz Müslüman, kuralsız Müslüman, ilkesiz Müslüman, hırsız Müslüman, yalancı Müslüman, küfürbaz Müslüman vs... Ortaya çıkan tablo bu… İç dünyamızla dış dünyamızı birleştirme zamanı gelmedi mi? Adım adım Allah’a doğru gidiyoruz. Yaptıklarımız ve yapmamız gerektiği halde yapamadıklarımızdan dolayı hesap vereceğiz iman ettiğimiz Rabbimize… Şöyle bir silkinip kendimize gelelim. “Kulakları sağır edecek o ses gelmeden”.(kıyamet kopmadan) “O gün kişi kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve oğullarından kaçacak”. “O gün, onlardan herkesin kendisine yetecek bir derdi var olacak”.Abese/33–34–37. İçimize yüreğimize yönelip bir iç muhasebe yapalım ve kendimize bir yol seçelim. Ya hak ya batıl… Hakkı seçeceksek ona layık olalım hakkını verelim, batılı seçeceksek biz Müslüman’ız diyerek diğer insanlara da (iman etme ihtimali olan) kötü örnek olmayalım… İçi dışı bir olmayan insanları Allah(c.c) “münafık” olarak zikrediyor ve bakara süresi 8. ve 20’ye kadar olan ayetlerde bunları anlatıyor. 8. ayette diyor ki; “İnsanlardan öyleleri vardır ki “biz Allah’a ve Ahiret gününe iman ettik” derler; oysa inanmış değildirler.” Dilleri “inandık” der kalpleri ve yaşantıları “inanmadık” der. Kendi içlerinde çelişkideler. Bakıyorsun sabah sohbette akşam düğünde... Ya da gece yatarken Müslüman namazını kıldı duasını etti Allah ile sözleşme yaptı (namaz bir sözleşmedir) sabah uyandığında bankaya gidip faizle para çekti. Akşam vermiş olduğu söze sabah ihanet etti. Oysaki namazda fatihayı okumuş, " yalnızca sana ibadet eder ve yalnızca senden yardın dilerim" demişti. Birde "bizi doğru yoluna ilet iman nimeti verdiklerinin yoluna" diye talepte bulunmuştu Ramazanda oruç tutup, yazın bikini giyip plaja gidene ne demeli? Bu nasıl bir şeydir diye sorulduğunda ise “ee, o da lazım bu da lazım, hayat yaşamak içindir!” diye pişkin pişkin yanıt veriyorlar. Ha sakın abarttığımı sanmayın. Bunlar hayatın gerçekleri. Her gün bu tür olaylara şahit oluyoruz, bu tür insanlarla karşılaşıyoruz. Dinimiz bize atadan dededen geldiği için aslında şanslıyız. Küçüklükten dinimizin kurallarını öğrenip az hatayla yaşama şansımız var. Mesela bazılarımız küçüklükten Kur’an okumayı öğrenmişiz. Bazılarımız namaz kılmayı. Yani hazıra konmuşuz. Bu kıymeti bilinmesi gereken bir mirastır. Lakin bunu daha da kıymetlendirmek bizim elimizdedir. Annem Müslüman diye ben Müslüman olamamalıyım. Ben İslam’ın ilahi bir din olduğuna kanaat getirdiğim için Müslüman olmalıyım. Yegâne dinin İslam olduğuna iman ederek, güvenerek ikna olarak İslam’ı seçtim. İçime sindi diyerek ben Müslüman’ım demeliyim. Yoksa Hıristiyan bir aileden geldiği için Hıristiyan, Yahudi bir aileden geldiği için Yahudi, dinsiz bir aileden geldiği için dinsizliğini yaşayan insanlardan farkımız ne olacak. Allah katında değerli olan, özgür iradeyle seçimimizi Allah'ın bizler için seçmiş olduğu ilahi dinden yana yapmamızdır. "bugün üzerinizdeki nimetimi tamamladım size din olarak İslam’ı seçtim" Ayetini yüreğimize basarak kabul etmemizdir.
|
| Emine Güneş |
| Bu yazı 478 kez okundu. |
| Yorumlar |
| elif Yazdı: güzel bir yazı bende bundan 1 yıl önce bunlardan habersizdim simdi çok sükür insallah git gide doğru yola ulasacagım adım gibi olacagım allahın izniyle bana dua edin |
| Yorumlar |
| Güllü Yazdı: size katılıyorum. özellikle son dönemlerde ortaya çıkan gençlik tamamen islam dışı yaşıyor ama dini islam kendisine sorsanınız ben müslümanım diyor. Ama hergün bir sevgiliyle geziyor.olmaz böle bir şey... noldu bizim kimliğimize bilmiyorum.çok ama çok üzülüyorum. |
Tefekkür Dergisi