| KARARSIZLIK İÇİNDE BOCALAYAN İNSAN |
Allah'ın (c.c) selamı, bereketi üzerinize olsun. Beni sizlerle buluşturduğu için yüce Allah'a (c.c) sonsuz hamd-ü senalar olsun. Salât ve selam da emin Peygamberimiz Muhammed Mustafa (s.a.v)' e ve O’nun izinden giden Müslümanlara olsun… Sevgili Müslüman Kardeşlerim! Ramazan ayını inşallah bizden razı olacak bir şekilde geçirmişizdir. Ve derken Ramazan bayramı, kurban bayramı hazırlıklarına başlıyoruz. Hayat ne kadar hızlı akıyor değil mi? Bu ay da sizlere dilimin döndüğü kadarıyla, hayatımıza ışık tutacak ayetleri açıklamaya çalışacağım. Rabbim İnşallah nasibi müyesser eylesin. Yazının başlığından da anlaşılacağı üzere ferdi ve toplum düzeyinde insanlar; bir kararsızlıklar manzumesinde habire bocalamakta, giderek artan hezeyanların sarhoşluğunda, maneviyat eksikliğinden doğmuş bilfiil amaçsızlığın verdiği sancılar içinde kıvranmaktalar. İşte bizlere; Rabbim tarafından verilen kıymetli günler, geceler, aylar düzelmemiz için verilmiş fırsatlar demetidir. Sevgili Müslüman Kardeşlerim! Rabbim bizleri Müslüman olarak şereflendirmiş ve Kur'anı Kerimde “yeryüzünün halifeleri” diye hitap etmiştir. O halde halef ne demektir, nasıl halef olunur konusuna değinmek istiyorum. Halef: Vekil demektir. Başlıca özellikleri sıralarsak: 1-Allah'ın iradesini yeryüzünde gerçekleştirmesi. 2-Eğitim şeklini Allah'tan alan kişi. 3-Etkilenen değil, etkileyen kişidir. Buna rağmen bizler hala madde âleminin olaylarına takılıyoruz ve halef görevini yapamıyoruz. Bakınız, Allah (c.c) insanların yeryüzünde bulunuş amaçlarını, dünya gerçeğini Kur'anı Kerim'de nasıl bildirmiştir. ''O, amel (davranış ve eylem) bakımından hanginizin daha iyi (ve güzel) olacağını denemek için ölümü ve hayatı yarattı. O, üstün ve güçlü olandır, çok bağışlayandır.'' (Mülk Suresi- 2) ''Şüphesiz Biz insanı, karmaşık olan bir damla sudan yarattık. Onu deniyoruz. Bundan dolayı onu işten ve gören yaptık.'' (İnsan Suresi- 2 ayet.) ''Bilin ki, dünya hayatı ancak bir oyun, (eğlence türünden) tutkulu bir oyalama, bir süs, kendi aranızda bir övünme (süresi ve konusu), mal ve çocuklarda bir çoğalma tutkusudur. Bir yağmur örneği gibi; onun bitirdiği ekin ekincilerin hoşuna gitmiştir, sonra kuruyuverir, bir de bakarsın ki sapsarı kesilmiş, sonra o, bir çer çöp oluvermiştir. Ahirette ise şiddetli bir azab; Allah'tan bir mağfiret ve bir hoşnutluk (rıza) da vardır. Dünya hayatı, aldanış olan bir metadan başka bir şey değildir.'' (Hadid suresi- 20 ayet.) ''Biz, bir 'oyun ve oyalanma konusu' olsun diye göğü, yeri ve ikisi arasında bulunanları yaratmadık. Eğer bir 'oyun ve oyalanma' edinmek isteseydik, bunu, Kendi Katımızdan edinirdik. Yapacak olsaydık böyle yapardık.'' (Enbiya suresi- 16–17 ayet.) ''Dünya hayatının örneği, ancak gökten indirdiğimiz, onunla insanların ve hayvanların yediği yeryüzünün bitkisi karışmış olan bir su gibidir. Öyle ki yer, güzelliğini takınıp süslendiği ve ahalisi de gerçekten ona güç yetirdiklerini sanmışlarken (işte tam bu sırada) gece veya gündüz emrimiz gelmiştir de, dün sanki hiçbir zenginliği yokmuş gibi, onu kökünden biçilip atılmış bir durumda kılmışız. Düşünen bir topluluk için Biz ayetleri böyle birer birer açıklarız.'' (Yunus S. 24 ayet.) Kıymetli Okurlarım, gönül dostlarım! Takdir ederseniz ki pek çok insan, dünyada mükemmel bir yaşam için çalışır ve bununla mutlu olacağını sanır. Örneğin maddi zenginlik, ''mutlu bir yuva'' ve diğer insanlar gözünde saygınlık (statü) elde ettiğinde, kusursuz bir hayat kurduğunu zanneder. Oysa Allah, Kur' anda yukarıda da görüldüğü gibi bu tür bir bakış açısı vermez. Dünya kelimesi Arapçadaki ''Deniy'' sıfatından türemiştir. ''Deniy'' ise, alçak, düşük, basit, değersiz gibi manalara gelir. İşte dünya kelimesi bu sıfatları içiren bir mekân anlamını taşır. Demek ki dünya hayatını güzel kıldığı düşünülen tüm faktörler (zenginlik, iş hayatı, evlilik, çocuklar… vs.) geçici ve aldatıcı bir metadan başka bir şey değildir. Mü' minler, Kur'anda sonsuz bir ecir, sonsuz bir mükâfat ve mutlulukla müjdelenmişlerdir. Bu kriterlere dikkat edenin dünyası da güzel olur, ahireti de güzel olur. Rabbimin tesellisine mazhar olur. Kararsızlıklar manzumesinde bocalamaz. Aşağıdaki ayetle muhatap oluruz inşallah! ''Erkek olsun, kadın olsun, bir mü'min olarak kim salih bir amelde bulunursa, hiç şüphesiz Biz onu güzel bir hayatla yaşatırız ve onların karşılığını, yaptıklarının en güzeliyle muhakkak veririz. (Nahl Suresi. 97) Sevgili Müslüman Kardeşlerim! Mü' min için günahsız geçirilen her günün de bir bayram olduğunu hatırlatırım. Beni de duanızdan unutmamanızı sizden istirham ederim. Yüce Allah (c.c) yar ve yardımcınız olsun! VESSELAM!.. |
| Sema Çetin |
| Bu yazı 628 kez okundu. |
| Yorumlar |
| EMİN Yazdı: SİZİ TEBRİK EDERİM. BU YAZIYI OKUDUKTAN SONRA HALA MİLLET KARARSIZLILAR İÇİNDE BOCALIYORSA ŞAŞARIM. KENDİMİ SANKİ BİR UHREVİ BİR YOLCLUKTA GİBİ HİSSETTİM. ENGİN VE DERİN BİLGİLERİNİZDEN BİZİ İSTİEADE ETTİRMEYE DİVEM ETMENİZ DİLEĞİYLE.... |
| Yorumlar |
| halil Yazdı: yazılarınızı takip ediyorum. her yazınızda farklı güzellikler var.lütfen hızınızı kesmeyin. Allah sevabınızı katkat versin |
| Yorumlar |
| emrah doğan Yazdı: sema hanım ilk defa yazınızı okuyorum, umarım bundan sonrada okumaya devam ederim. çok güzel yazmışsınız insan okurken rahatlıyor ve çok uzak yerlere gidip uzun uzun düşündürüyor.Allah Razı Olsun başarılarınızın devamı dilerim. saygılarımla... |
Tefekkür Dergisi