Navigation


Tarih: 24 Nisan 2014 Perşembe



KEREMCAN İLE MERYEMCAN
KEREMCAN İLE MERYEMCAN
 




ÂDEM BABAMIZIN İKİZ DOĞAN ÇOCUKLARI

“Hava oldukça güzel, herhalde bugün bulut amca gelmez” diye düşündü Meryem.

İçinden offf diye bir iç geçirdi Meryem, sıkıntısını belli ederek. Annesi ondaki sıkıntının farkına vardı ama neden bu kadar sıkıldığını da anlayamadı. Kızına seslendi "Meryem! Neden bu kadar sıkıldığını anlayamadım bir derdin mi var kızım"

—Yok anne.

—Peki, neden böyle sürekli gökyüzüne bakıp ofluyorsun?

—Bulutlara bakıyorum anne.

—Ama bugün havada bulut yok ki, hangi bulutlara baktığını anlayamadım.

Meryem tedirgin oldu. Sanki onun ne beklediğini annesi anlamış gibiydi. Ama nerden anlayacaktı ki? Annelerine bulut amcadan hiç bahsetmemişlerdi. Ayrıca bulut amcaya verdikleri bir söz vardı, bu sözü de tutmaları gerekliydi. Hemen aklına Kerem geldi acaba o mu ağzından bir şeyler kaçırdı da annesi durumu fark etti? Yok, canım Kerem yapmaz böyle bir şey, ama bunu anlamak için Kerem’e sormak gerek diye düşündü içinden bir çırpıda. “Hemen Kerem’i bulmalıyım!” diyerek yukarı odasına çıktı. Kapıyı hafifçe vurdu, olur ki kardeşi uygun olmayabilir diye, içeri girmek için izin istedi. Belki kardeşi üzerini değiştiriyor olabilirdi. Çok düşünceliydi Meryem. Bu konuları annesi ona zaman zaman anlatırdı.

—Kızım kim olursa olsun onun odasına girerken mutlaka kapıyı tıklatıp ondan izin iste!” diye. O da bunu öğrendiği günden beri hep uygulardı. Aferin Meryem’e çok takdir edilecek bir davranış bu yaptığı. Kerem, hemen odanın kapısını açtı. Meryem sabırsızlıkla sormaya başladı.

—Kerem, sen anneme bulut amcadan bahsettin mi?

—Hayır, abla bulut amca bahsetmeyin dedi ya, biz de ona söz verdik, söylemeyeceğimize dair unuttun mu?

—Hayır, unutmadım ama sanki annem biliyormuş gibi davranıyordu.

—Peki, nasıl anladın?

—Bana neden hep gökyüzüne baktığımı sordu, ondan bir şeyler biliyor sandım.

—Yok, abla ben söylemedim.

—Acaba bizi kapıdan dinleyip bulut amcayla konuştuklarımızı mı duydu? dedi Kerem.

—Hayır, annem böyle bir şey yapmaz. O bize sürekli demiyor mu çocuklar başkalarının konuşmalarını gizli gizli dinlemek günahtır. Sakın kimsenin gizli konuşmalarını dinlemeyin, kimsenin kapısını dinlemeyin bunlar çok çirkin şeylerdir diye. Hiç kızdığı şeyleri kendisi yapar mı?

—Doğru söylüyorsun abla yapmaz. Belki de bana öyle gelmiştir.

—Bence de ablacığım sana öyle gelmiştir. Galiba bu gün de bulut amcayı göremeyeceğiz. Baksana havada hiç bulut yok, demek ki o da yok.

—Belli olmaz bakarsın bir kereden bulutlar çıkmış o da hemen yanımıza gelmiş. Bak aklıma bir şey geldi.

—Ne geldi abla söylesene.

—Gel, biz de anneme gidelim ona soralım. Belki o da bize anlatır, belki o da biliyordur bulut amcanın anlattıklarını.

—Tabii ya neden önceden düşünmedik ki bunu? Hadi aşağı inelim ve soralım.

—Dur bir dakika, önce ben soracağım, sen dinleyeceksin tamam mı?

—Neden ama?

—Çünkü sen soru sorarken bulut amcadan bahsedersen bulut amca bir daha gelmez.

—Tamam, abla söz verdim ya söy- le-mi-ye-ce-ğiiiiim…

—O halde anlaştık.

—Anne! Anne! Nerdesin?

—Buradayım kızım n’oldu niye telaşlı telaşlı bağırıyorsunuz?

—Anne sana bir şey soracağız bizi dinler misin?

—Tabii ki dinlerim. Haydi, bakalım gelin de şöyle yanıma oturun, hemencecik sorun bakalım benim kuzucuklarım. Ne soracaksanız, ben hazırım.

Önce Meryem sormaya başladı:

—Anne Hz. Âdem dünyada çok mu zorluklar çekmiş?

—Sen bunu nerden duydun bakayım?

—Duydum işte anne n’olur söyle nasıl yaşamışlar burada? Çok mu zormuş buraya gelip yaşamaları?

—Evet, çocuklar dünyaya geldiklerinde hiçbir şeyleri yokmuş. Ama Allah onlara zorlukları yenerek yaşamayı öğretmiş.

—Peki, nasıl olmuş bu anlatır mısın anne?

—Tabii ki kızım şimdi beni iyi dinleyin sözümü kesmeden… Âdem ile Havva annemiz dünyaya gelen ilk insanlar aynı zamanda ilk baba ve ilk anne, ilk babaanne ilk anneannelik. Onlardan başka insan yokmuş, ondan dolayı da işleri hayli zormuş.

—Peki, bu zorluklarla nasıl yaşamışlar?

—Çok kolay kızım. Onlar, Allah kendilerine ne söylemişse yerine getirmişler, böylece hayatları hem kolaylaşmış hem de güzelleşmiş. Neyi nasıl yapmaları gerektiğini onlara öğretmiş, onlar da öğrendiklerini uygulamışlar ve böylece hem rahatlamışlar hem de her şeyin ilkini yapmış olmanın mutluluğunu yaşamışlar. Bir de çocukları olmuş işte hayat o zaman çok güzelleşmiş.

—Anne bir şey soracağım.

- Sor oğlum.

—Çocukları olmuş ya onların oynayacak arkadaşları da yokmuş. Peki, onlar kiminle oynamışlar?

- Çok güzel bir soru oğlum. Tabii ki onlar sizin kadar şanslı değillermiş birazcık sıkıntı yaşamışlar. Ama sabretmişler, Allah da sabrettikleri için onları ödüllendirmiş.

—Nasıl ödüllendirmiş bir çocuk mu göndermiş?

—Yok, oğlum öyle değil. Havva annemizin çocukları ikiz doğuyormuş. İlk doğan çocuk ikiz, biri oğlan biri kız. Sonra yine ikizleri olmuş bunlar da bir kız bir oğlan.

—Anladım bunlar dört kardeş oldular ve birbirleriyle oynamaya başladılar.

—Aferin Meryem doğru bildin birbirlerine arkadaş oldular.

-Oh ne güzel! Hem kardeş, hem arkadaş!

—Çok güzel değil mi oğlum? İnsanın kardeşleriyle arkadaş olabilmesi…

- Anne?

—Efendim oğlum?

- Onlar nasıl okula gitmişler okul da yokmuş değil mi?

—Evet, oğlum okul da yokmuş ama onların okula ihtiyaçları yokmuş. Babaları onlara her şeyi öğretiyormuş. Yani babaları hem öğretmenleri hem de babalarıymış.

—O zaman Hz. Âdem ilk öğretmen mi oluyor yani?

—Evet, çocuklar her şeyde ilk olduğu gibi öğretmenlikte de ilk…

-Anne!

—Yeter çocuklar daha fazla soru sormayın. Çünkü kahvaltınız hazır ve ekmekler soğudu. Başka sorularınız varsa kahvaltıdan sonra sorarsınız. Aç karnına konuşmak olmaz iyi beslenmek zorundasınız, hadi bakalım sofraya.

—Tamam, anne ben ellerimi yıkayacağım.

-Aferin oğluma.

-Ben de yıkayacağım.

-Bir aferin de kızıma.

-Anne ben yemeğe başlarken bir şey söyleyeceğim.

-Neymiş o?

-Şimdi olmaz.

-Ama merak ettim.

—Ben biliyorum Bismillah diyecek.

-Ama anne kızına söyle mızıkçılık yapmasın.

—Tamam, tamam haydi bakalım sofraya oturun.

Meryem de Kerem de sofradayken hem bulut amcayı, hem de Âdem babamızla çocuklarını düşünüyorlardı. Acaba bulut amca ne zaman gelir? dedi Meryem içinden kimseye belli etmeden. Merakla bekliyordu bulut amcayı.

EMİNE GÜNEŞ



 
Çocuklar İçin
Bu yazı 511 kez okundu.


Yorum Yaz

İsim :

Yorum: