
Geçenlerde okuduğum bir kitapta ilginç, ilginç olduğu kadar da yaşadığımız ülkenin durumunu gözler önüne seren birkaç paragrafla karşılaştım. Şehrin birinde bir adam öldürülür. Ve bu olay üzerine bir kişi tutuklanır. Cinayeti sen mi işledin diye, sorulur. Hayır, der adam. Cinayeti işleme amacın neydi? Çabuk söyle, denir adama. Zavallı adam cinayeti kendisinin işlemediğini anlatmaya çalışır. Ben öldürmedim dedikçe adama elektrik şoku verilir. Ve şoklara dayanamayan adam en sonunda cinayeti kendisinin işlediğine dair ikna edilir. Bunun üzerine görevliler cinayeti ne ile işlediğini sorarlar. Adam: Keser ile öldürdüm, der. Hayır, der görevliler ve adama elektrik verirler. Balta ile der bu sefer adam, yine şoku yer. En sonunda işkenceye dayanamayan adam: Allah aşkına neyle öldürmem gerekiyorsa onu söyleyin de, ben size onun ismini söyleyeyim, der. Ve neyle öldürmesi gerektiği adama söylenir. Ama elektrik şoku yine bitmez. Bunun üzerine sen bizim zorumuzla bunları söyledin deyip, daha çok işkence edilmeye başlanır ve buna benzer gelişmelerle en sonunda adamın idamına karar verilir. Adam tam idam sehpasındayken gerçek suçlu yakalanır. Yargıca gerçek suçlunun yakalandığı ve bu adamın artık serbest bırakabileceği söylenir. Yargıç ise hiç düşünmeden; Hayır, der. Hayır, suçu önce bu adam itiraf ettiği için önce bunu asmalıyız! Ve böylece adam suçsuz yere yargıcın kurbanı olur. İşte böyle Velhasıl, her an her şey olabilir hayatınızda. Birilerinin vereceği keyfi bir kararla elinizden işiniz, elinizden eğitiminiz, sizden kimliğiniz alınabilir. Tabii bunları kim alır, neden alır, hangi yasalara göre alır!!! (tabii varsa) bunlar önemli değildir. Dikkatinizi çekmenizi istediğim nokta, burada birilerinin keyfine göre illaki bu karaların alınmasıdır. Tıpkı Tevhide KÜTÜK adlı çok genç olan bir öğrencinin başına gelenler gibi Gazete ve TV haberlerinden takip ettiyseniz yukarıda anlattığım bu hikâyeye de bir anlam verebilmişsinizdir umarım. Tevhidenin çıktığı sahne bir okul ortamı değilken, başına gelenler çok düşündürücü Birileri uyarıyor! Onun kim olduğu önemli değil, ya da bu uyarıyı neden yaptığı da Önemli olan böyle bir çıkışta bulunması Tıpkı verdiği keyfi kararıyla o yargıç gibi İdam edilen o çaresiz adam gibi Ve hepimiz onun sadece idamını izledik. Bu yaşanılan olayda dikkatimizi çeken nedir? Hiç düşündünüz mü? Tevhidenin sahneden indirilişi mi? Ya da kamusal alan veya eğitim alanı olmayan bu ortamda tek bir kişinin böyle bir karar alması mı? Sadece bir kişi Kendisine güvenen, kendinden emin bir kişinin verdiği keyfi kararı Cesaretinden dolayı tebrik etmek gerekiyor kendisini Azınlıkta olan bir kişinin kendine olan güveninin, çoğunlukta olan ancak, güvensiz sindirilmiş kişilere olan mağlubiyetini görüyoruz o sahnede çünkü Tevhidenin yaşadığı olay, her zaman yaşanan bir olay aslında. Bu defa dikkate değer olan husus bir kişinin aldığı keyfi karar.
Şunu unutmayalım ki, başörtülü Tevhidelere zarar veren hep başörtü karşıtları olmadı. Başörtülü oldukları halde, ya da bu zihniyette olan birçok kişi, sindirilmişlikleriyle, kabullenmişlikleriyle, ya da deyim yerindeyse kendini koruma kılıfı ile korumaya çalışan dindar kesim de her zaman zarar verdi. Onlar da, Tevhideler indirilirken sahnelerden hep izlediler. Birileri çıkıp da ; Neden indiriyorsunuz onları bu sahnelerden, neden idam ediyorsunuz Tevhideleri diye haykırmadı. O haykıramayanlar şunu bilsinler ki; cesaretin bittiği yerde esaret başlar . Bundan sonra da başımıza gelecek olan her olay suskunluklarımızın bedeli olacaktır! |