Navigation


Tarih: 07 Ekim 2008 Salı



Keyfi Bir Karar
Keyfi Bir Karar
 



 



Geçenlerde okuduğum bir kitapta ilginç, ilginç olduğu kadar da yaşadığımız
ülkenin durumunu gözler önüne seren birkaç paragrafla karşılaştım.
Şehrin birinde bir adam öldürülür. Ve bu olay üzerine bir kişi
tutuklanır.
 Cinayeti sen mi işledin diye, sorulur.
 Hayır, der adam.
 Cinayeti işleme amacın neydi? Çabuk söyle, denir adama.
Zavallı adam cinayeti kendisinin işlemediğini anlatmaya
çalışır.  Ben öldürmedim  dedikçe adama elektrik şoku verilir. Ve şoklara
dayanamayan adam en sonunda cinayeti kendisinin işlediğine dair ikna edilir.
Bunun üzerine görevliler cinayeti ne ile işlediğini sorarlar.
Adam:
 Keser ile öldürdüm, der.
 Hayır, der görevliler ve adama elektrik verirler.
 Balta ile der bu sefer adam, yine şoku yer.
En sonunda işkenceye dayanamayan adam:
 Allah aşkına neyle öldürmem gerekiyorsa onu söyleyin de, ben size onun
ismini söyleyeyim, der.
Ve neyle öldürmesi gerektiği adama söylenir. Ama elektrik
şoku yine bitmez.
Bunun üzerine  sen bizim zorumuzla bunları söyledin  deyip, daha çok işkence
edilmeye başlanır ve buna benzer gelişmelerle en sonunda adamın idamına
karar verilir. Adam tam idam sehpasındayken gerçek suçlu yakalanır. Yargıca
gerçek suçlunun yakalandığı ve bu adamın artık serbest bırakabileceği
söylenir. Yargıç ise hiç düşünmeden;
 Hayır, der.  Hayır, suçu önce bu adam itiraf ettiği için önce bunu
asmalıyız!  Ve böylece adam suçsuz yere yargıcın kurbanı olur.
İşte böyle  Velhasıl, her an her şey olabilir hayatınızda.
Birilerinin vereceği keyfi bir kararla elinizden işiniz, elinizden
eğitiminiz, sizden kimliğiniz alınabilir. Tabii bunları kim alır, neden
alır, hangi yasalara göre alır!!! (tabii varsa) bunlar önemli değildir.
Dikkatinizi çekmenizi istediğim nokta, burada birilerinin keyfine göre
illaki bu karaların alınmasıdır.
             
Tıpkı Tevhide KÜTÜK adlı çok genç olan bir öğrencinin başına
gelenler gibi  Gazete ve TV haberlerinden takip ettiyseniz yukarıda
anlattığım bu hikâyeye de bir anlam verebilmişsinizdir umarım.
Tevhide’nin çıktığı sahne bir okul ortamı değilken, başına gelenler çok
düşündürücü  Birileri uyarıyor! Onun kim olduğu önemli değil, ya da bu
uyarıyı neden yaptığı da  Önemli olan böyle bir çıkışta bulunması  Tıpkı
verdiği keyfi kararıyla o yargıç gibi  İdam edilen o çaresiz adam gibi  Ve
hepimiz onun sadece idamını izledik.
Bu yaşanılan olayda dikkatimizi çeken nedir? Hiç düşündünüz mü? Tevhide’nin
sahneden indirilişi mi? Ya da kamusal alan veya eğitim alanı olmayan bu
ortamda tek bir kişinin böyle bir karar alması mı? Sadece bir kişi  
Kendisine güvenen, kendinden emin bir kişinin verdiği keyfi kararı  
Cesaretinden dolayı tebrik etmek gerekiyor kendisini  Azınlıkta olan bir
kişinin kendine olan güveninin, çoğunlukta olan ancak, güvensiz sindirilmiş
kişilere olan mağlubiyetini görüyoruz o sahnede çünkü
Tevhidenin yaşadığı olay, her zaman yaşanan bir olay aslında. Bu defa
dikkate değer olan husus bir kişinin aldığı keyfi karar.


Şunu unutmayalım ki, başörtülü Tevhidelere zarar veren hep
başörtü karşıtları olmadı. Başörtülü oldukları halde, ya da bu zihniyette
olan birçok kişi, sindirilmişlikleriyle, kabullenmişlikleriyle, ya da deyim
yerindeyse kendini koruma kılıfı ile korumaya çalışan dindar kesim de her
zaman zarar verdi. Onlar da, Tevhideler indirilirken sahnelerden hep
izlediler. Birileri çıkıp da ;   Neden indiriyorsunuz onları bu sahnelerden,
neden idam ediyorsunuz Tevhideleri  diye haykırmadı.
O haykıramayanlar şunu bilsinler ki;  cesaretin bittiği yerde
esaret başlar . Bundan sonra da başımıza gelecek olan her olay
suskunluklarımızın bedeli olacaktır!

 
Nurcan Haydaranlı
Bu yazı 146 kez okundu.


Yorum Yaz

İsim :

Yorum: