Navigation


Tarih: 18 Kasım 2008 Salı



Kızıma Mektuplar
Kızıma Mektuplar
 

TOMURCUĞUM,





         Selam diyarından gelen yolcum Es-selam’u Aleyküm,



İmtihan diyarına hayırla gel, huzurlu gel gül goncam. Bugün (Allah-u Âlem bilir) kız olduğunu öğrendim. Sevincime sevinç, direncime direnç eklendi. Hala bedenin bedenimde yüreğin yüreğimde… Sen bendeki bensin ama sana ait bir bensin. Bilemiyorum, kucağıma almadan emin olmasam da, sana kızım demek mutluluk veriyor bana. Rabbim, senden önce hediye ettiği iki emaneti erkek çocuk olarak verdi. Bir emanet alacağımı öğrenince, saliha, sağlıklı bir kızım olsun diye çok dua ettim. Sen Âlemlerin Rabbinin dualarıma verdiği cevabısın gül goncam…



         Sevincime sevinç katıldı dedim ya meleğim, bu bir kulun daha, bir Abdullah’ın daha yeryüzüne gelmesine vesile olma sevincidir. Bîiznillah, Rabbine hakkıyla kul olabilen bir evlat yetiştirebilirsem, kapanmayan ecir defterim olacaksın benim. İki ağabeyinin Allah (c.c) hakkındaki içten saf, çocuksu tevhîd konuşmalarını duyduğumda yaşadığım yürek kaynamasını seninle de yaşamak istiyorum. Meleğim, oturuşunla, kalkışınla, konuşmanla, tavrınla, nefes alışınla mü’mine olman bundan sonraki dualarım olacak. Sen görenin Rabbini hatırladığı bir İslam hanımı olman için elimden geleni de yapacağım bîiznillah…



         Kız çocuğumun olduğunu öğrenmek cahiliyeye karşı direncimi arttırdı. Öylesi bir coğrafya da yaşıyoruz ki kız evlat haberi hala yüzleri utançtan kızartıyor. Kızım olacak ya da oldu demek insanları gamlandırıyor. Bu haber hala kötü haberdir buralarda. 20. y.y. da olmak şaşan beşeri değiştirmiyor meleğim. İnsanın hamuru aynı, nefsi aynı, vesveseyle kandıran şeytan aynı… Mekke cahiliyyesi, yumuşadı ama izlerini kaybettirmedi. Erkeğin putlaştırıldığı, kadını hala ikinci derece olarak (ki bazen onu bile layık olarak görmüyorlar) görüldüğü zamanlar sinsi sinsi varlığını devam ettiriyor.



         Ağabeylerini sevmediğimi düşünmeni istemem. Onlar canımın diğer yarılar, onlar göz bebeklerim. Ama ben onları Rabbimin verdiği değer kadar değerli görüyorum. Hayatımın putları haline getirmiyorum. Ben de anneyim, herkes kadar evlatlarımı seviyor, koruyor ve önemsiyorum. Toplumda kibir ve gurur vesilesi yapıp oğlu olmayanlara üstünlük taslama hastalığına yakalanmadım bîiznillah. Beni değerli kılan sadece anne olmaktır Gül goncam. Rabbim beni bu şuurdan ayırmasın inşallah! Şaşırtmasın ömrü hayatımda!



        Bebeğimin kız olduğunu söylemek yüzümü kızartmayacak. Yüzünün kızarmasını engelleyip, yüreğimin burkulmasını engellemeyenlerden de olmayacağım. Bütün hücrelerinle senin haberinin sevincini yaşıyorum.



        Sen yarım kalan insanlığın tamamlayıcısısın. Rabbim Hz. Âdem’i yarattığında önce yalnız bıraktı onu. Erkeğin bir başına varlık olarak eksikliğini, mutsuzluğunu, bir şeyler olmadan yarım olduğunu hissettirdi ki, kıymetini bilsin dişinin. Sonra Hz. Havva’yı arattı. Yarım olan tamamlandı. İnsan o zaman insan olabildi. Biz de aile olarak sen gelince tamamlanacağız. İnanıyorum ki hem kızın, hem erkeğin annesi olunca anneliğim tamamlanacak.



        Seni büyük bir hasretle bekliyorum tomurcuğum. Annen…



                                                                                                      



                                                                                      Betül TEZCAN

 
Okuyucu Köşesi
Bu yazı 102 kez okundu.


Yorum Yaz

İsim :

Yorum: