Navigation


Tarih: 06 Ekim 2008 Pazartesi



MAĞDUR BİR SESLENİŞ
MAĞDUR BİR SESLENİŞ
 
Bir ders zili daha çalıyor. “Herkes içeri”!

Sınıftan gelen her bir ses birleşince bir uğultu, uğultular da bir senfoni sanki.Kiminde masum bir kahkaha, kiminde bas bas bir bağırış, ya da ışıl ışıl bakan gözler.Ürkütmüyor bu bağırışlar. Birazdan susarlar elbet diye düşünüyor insan.

***************************

Aslında beni ürküten her birini nasıl bir geleceğin beklediği.Ve bu gelecek eğer kötü olursa, bu yavrucaklardan biri kötüler kervanına katılırsa, Rabbim bana da hesabını sorar mı kaygısı!

Benim ve benim gibi diğer bir çok mağdur durumda olan öğretmenin üzüntüsü ise, biz böylesi bir yükü omuzlamış iken, İslami kimlikten rahatsız olanların bitmeyen, telaşesi, bitmeyen düşmanlığı.

bir yanda sevda,

genç yüreklerin,

bitmeyen gül rengi sesleri,

bir yanda biz,

gönlüne hazan düşen,

minik ellerin

mağdur öğretmenleri…..



Yaklaşan 24 kasımlar bize değil, çünkü mahzun duruyor hep emeklerimiz.Varsa yoksa başındaki örtüyle hep gündem oluyorsun.Ve sana yakıştıramıyorlarsa birileri öğretmen olmayı, 24 kasımlar senin neyine! Bir ayağın çukurda diyen bakışlar, aykırı giyinenleri hiç görmüyor sanki, yoksa görmezlikten mi geliyor?Onlar öğretmen oluyor, biz değil, onlar çağdaş oluyor biz geri!!!

İçimdeki, meslek sevgisi mi, yoksa inadına çalışma duygusu mu?Yıpratılmış duygularımla ben de ayırt edemiyorum.Hazmedemiyorum bir kez daha ihraç edilmeyi, ya da perukla kimliksizleştirilmeyi.

Hazmedemiyorum, okul kapılarında bekleşen kızlarımızın durumlarını ve eğitimi bizlere layık görmeyişinizi.

“Haydi kızlar okula çağrısını” yapanlar! Okula değil de, meydanlara dökmediniz mi kızlarımızı, haklarını aramaları için? Okul kapısında bekleten siz değil misiniz? “Örtünle git evinde otur” diyenler! Siz değil misiniz, kadını sosyal hayattan alıkoyan? Sonra da, kadına ilim kapılarını sonuna kadar açan İslam’ı çağdışılıkla suçlayan.

Ey varlığımızdan rahatsız olup, emeklerimizi ve bizleri hiçe sayanlar!!!!!

Mağdur bir öğretmen olarak size sesleniyorum:

Çabalarımızı görmezlikten geldiniz.Cezalarla, sürgünlerle bizleri yıldırmaya çalıştınız.İhraç edip yıllarımızı çaldınız.Sonra da bir afla gel dediniz.Biz de geldik.Hüzün biriktirmiş bir gönülle inadına geldik.Hem de daha inançlı , daha kararlı olarak geldik.Ve biz sizden, kaybolan yıllarımıza sebep olduğunuz için, af değil, bir özür bekliyoruz.

Kocamaaaan bir özür!!!

 
Nurcan Haydaranlı
Bu yazı 212 kez okundu.


Yorum Yaz

İsim :

Yorum:



Yorumlar
şeyma Yazdı:
tebrikler nurcan abla gerçekten çok güzel ve anlamlı bir yazı bende bütün dünya ve halk adına özür dilerim
 
Yorumlar
Helen Yazdı:
özür dileriz hocam ülke adına halk adına özür dileriz