| MUHAMMED ESED |
Allah’u Teala bir insana hidayeti dilerse o insanın artık küfürde kalması, doğru yola yönelmemesi mümkün değildir. İşte o Allah’ın sevgisine mazhar olmuş değerli insanlardan biri de Muhammed Esed’tir. Muhammed Esed, Yahudi bir ailenin ikinci çocuğu olarak Ukrayna’nın batı ucunu teşkil eden, doğu galiçyada Lvov şehrinde dünyaya gelmiştir. Baba tarafından dedesi matematik ve fizik uzmanı astronomi bilgini saygın bir hahamdı. Babası ise ilgi duyduğu alan dışında, ailesinin isteği doğrultusunda hukuk tahsili görmüştür. Muhammed Esed, Lvov’da hem şehir hem de köy hayatı geçiren mutlu bir çocuk olarak büyüdü. Aile geleneği icabı olarak evde özel dini eğitim görmüştür. On üç yaşlarında İbraniceyi su gibi okuyor ve akıcı bir dille konuşabiliyordu.1914 yılında ailesine rağmen gösterişli bünyesine güvenerek Avusturya ordusuna yazılmışsa da babası oradan geri aldı.Savaştan sonra Viyana Üniversitesinde iki yıllık sanat tarihi ve felsefe okudu. Bunu kendine uygun bulmayan yazar, babasına rağmen gazeteci olup hayata atılmak istiyordu. Bu durum gösteriyor ki baba ile fikir ayrılığı yaşamaktalar. Ve annesinin ölümünden sonra Viyana’yı dolayısıyla ailesini terk ediyor. Önce Prag’a oradan da Berlin’e giderek edebiyat çerçevesinde dolaştı film yönetmeni asistanlığı ve senaristliği yaptı. Çalkantılı bir hayat yaşayan Muhammed Esed, Kudüs’te oturan dayısının daveti üzerine ani bir kararla çalıştığı yerden ayrılıp Kudüs’e geçti. Muhammed Esed, çok gezmenin ve araştırmacı ruhunun bir sonucu olarak çok insan tanıyor. Batısı ve doğusuyla hemen bütün dünyayı dolaşıyor. Bu arada Elsa adında bir kadınla evlendi. Berlin’e yerleşerek hanımıyla birlikte yaşamaya başladı. Sonbahar ayların da bir gün Berlin metrosun da seyahat ederken gördüğü yüzlerin istisnasız hepsinin derin ve gizli bir acıyla kasılı olduğunu müşahede eder. Duyduğu sarsıntıyla bunu yanındaki hanımı Elsa’ya açtı. Elsa şaşkınlıkla “Bir cehennem azabı çekiyorlar sanki… Acaba kendileri bunun farkındalar mı?”cevabı ile onu tasdik etti. Muhammed Esed, bu acıları ve ızdırapları insanların gerçeksiz-inançsız ve fasılasızca refah peşinde olmalarına bağlar. Eve döndüklerinde masada açık kalmış Kur’an’ı gördü. Kapatıp kaldırmak için uzandığın da gözü Tekasur suresine ilişti. Birden surenin o gün metroda yaşadıklarının tam bir yankısı olduğunu hissetti ve şunları düşündü: “Bütün çağlar da insanlar tamahı, açgözlülüğü tanımışlardır. Ama tamah ve açgözlülük başka hiçbir çağda bugün olduğu kadar ciğer sökücü bir hırs halinde kendini açığa vurmamıştı. İnsanların boyunlarına binmişti ifrit; kamçısını tam yüreklerinin başına indiriyor ve uzaklarda alayla göz kırpan yalancı hedeflere doğru dehliyordu onları…” Ne kadar hikmetli olursa olsun bir insan yirminci yüzyıla özgü bu acılı koşuyu kendiliğinden bilemez. Böylesine hâkim bir perdeden, böylesine apaçık bir üslupla dile getiremezdi. Hayır, Kur’an da konuşan Muhammed’in (s.a.v) sesinden daha güçlü, daha yüksek bir sesti ve bütün zamanları aşarak ulaşıyordu, insanın kulağına…” M.Esed bu olaydan kısa bir süre sonra hanımı Elsa ile birlikte müslüman olduğunu açıkladı. 1927 yılında Berlin den ayrılarak hanımı Elsa ve altı yaşındaki oğluyla beraber deniz yoluyla Cidde’ye oradan da Mekke’ye hacca gittiler. Sonra bilinmeyen bir hastalıktan hanımı Elsa öldü. O yıl kral Abdülaziz ile tanıştı. Tekrar evlenerek Medine’ye yerleşti. Tarih ve tefsir çalışması yaptı.1974 yılın da Muhammed Ali Cinnah ve Muhammed İkbal’le tanıştı. Çok yararlı işler de bulunan M.Esed, 1952 yılında Pakistan’ın Birleşmiş Milletlerde temsil etti. Bu vazifesinden ayrılarak meşhur “Mekke ye giden yol” adlı hatıra kitabını yazarak ve hayatının geri kalan kısmını Kur’an araştırmasına veren. M Esed 1992 yılın da İspanya’da vefat etti. Allah ondan razı olsun. ESERLERİ 1).Kuran Mesajı, tefsir- işaret yayınları 2).Mekke’ ye giden yol- inşa yayınları 3).Yolların ayrılış noktasında İslam 4).İslam’da yönetim biçimi 5).Sahih-i Buhari İslam’ın ilk yılları |
| Naime Çelik |
| Bu yazı 44 kez okundu. |
Allah’u Teala bir insana hidayeti dilerse o insanın artık küfürde kalması, doğru yola yönelmemesi mümkün değildir. İşte o Allah’ın sevgisine mazhar olmuş değerli insanlardan biri de Muhammed Esed’tir. Muhammed Esed, Yahudi bir ailenin ikinci çocuğu olarak Ukrayna’nın batı ucunu teşkil eden, doğu galiçyada Lvov şehrinde dünyaya gelmiştir. Baba tarafından dedesi matematik ve fizik uzmanı astronomi bilgini saygın bir hahamdı. Babası ise ilgi duyduğu alan dışında, ailesinin isteği doğrultusunda hukuk tahsili görmüştür. Muhammed Esed, Lvov’da hem şehir hem de köy hayatı geçiren mutlu bir çocuk olarak büyüdü. Aile geleneği icabı olarak evde özel dini eğitim görmüştür. On üç yaşlarında İbraniceyi su gibi okuyor ve akıcı bir dille konuşabiliyordu.1914 yılında ailesine rağmen gösterişli bünyesine güvenerek Avusturya ordusuna yazılmışsa da babası oradan geri aldı.
Tefekkür Dergisi