Navigation


Tarih: 21 Ağustos 2008 Perşembe



NECRANDAN BİR GRUP
NECRANDAN BİR GRUP
 



Müşriklerin Müslümanlara uyguladığı 3 yıllık abluka bittikten sonra Necran
dan bir grup Resulullah Efendimize geldiler. Bunlar yirmi kişi kadar idiler.
    Habeşistan'a hicret eden sahabelerden İslamiyeti işitmişler. Ardından
İslamiyeti öğrenmek ve peygamber efendimizle tanışmak için Mekke'ye
gelmişlerdi. Resulullah efendimizle görüştüler. Pek çok sualler sorarak arzu

ettiklerin daha güzel ve mükemmel cevaplar aldılar. Bu durum onların İslamı
kabul etmelerine sebep olmuştu.
Kureyşli müşriklerde etraf dan onları seyrediyordu. Sevgili Peygamberimiz
onlara bazı ayetler okudu. Bundan çok etkilenip ağladılar. Sonrada
efendimizin daveti üzerine son derece mutmain bir şekilde kelime-i şahadet
getirip Müslüman olmakla şereflendiler.
Memleketlerine dönmek için izin istediklerinde ebu cehl yanlarına gelip:
"sizin kadar ahmak bir kimse görmedik. Onun yanına bir defa oturmakla
dininizden ayrıldınız ve ne söyledi ise tasdik ettiniz." Şeklinde hakaret
dolu sözler sarf etti. Henüz yeni Müslümanolmuş bu çiçeği burnunda insanların verdikleri cevap çok güzel ve şefkat doluydu. İmanın lezzetine varmış olmanın olgunluğuyla şöyle cevap verdiler:

     " Allah-u tela'nın size de hidayet vermesini dileriz. Bize yaptığınız
bu hakaret bir cahilliği biz size yapmayız. Biz sizin hiçbir hakkınızı
çiğnemiş değiliz. Faka t şunu iyi biliniz ki birkaç cahilin sözüyle
kavuştuğumuz< bu büyük nimeti asla terk etmeyiz. Bu hak dinden dönmeyiz."
Diye karşılık verdiler.
Bu hadise üzerine Allah şu ayeti indirdi:
Bunlardan evvel kendine kitap verdiğimiz nice kimseler vardır ki onlar buna(

kur-an'ı kerim) inanırlar. Onlara okunduğu zaman buna inandık. Şüphe yok ki
bu Rabbimizden(gelen) bir haktır. Gerçekten biz bundan evvelde islamı kabul
etmiş kimselerdik dediler. İşte bunlara sabır (ve sebat) etmeleri sebebiyle
mükafatları, iki defa verilecektir.
 
Bunlar kötülüğü iyilikle savarlar. Kendilerini
rızıklandırdığımız şeylerden hayra harcarlar. Bunlar çirkin söz işittikleri
zaman ondan yüz çevirirler ve bizim amellerimiz bize sizin amelleriniz size
aittir. Size selam olsun. Biz cahilleri benimsemeyiz. (Dostluğunu da
istemeyiz) derler."
( Kasas 52-55)


Henüz yeni Müslüman olmuş insanların davranışları dikkatimizi çekiyor. Daha
Müslüman olur olmaz işkence ve hakaretler başlıyor. Onlar ise sabretmeyi ve
yumuşak sözlülüğü kendilerine ahlak edinmişler. Gerçekten teslim olmuşlar.
Hakarete hakaretle karşılık vermiş olabilirlerdi. Çirkin sözler sarf
edebilirlerdi. Henüz yeni Müslüman oldukları için bunların İslam'ın
yasakladığı şeyler olduğunu bilmiyorlardı.savunmaları da vardı: "Bilmiyorduk

ya Resulullah" diyebilirlerdi. Peki öyle mi oldu? Hayır.
 
 Zaten Allah(c.c)da hidayeti hak edene veriyor. Çirkin huylu, işe yaramaz,
yalancı, iftiracı, hırsız, namussuz, hayasız insan hidayete hak kazanmıyor.
Çünkü tutulacak temiz yanı yok ki Allah da onu içindeki bataklıktan çeksin
çıkarsın. Kur-an'ı kerimde Allah(c.c):

" biz hidayeti isteyene veririz" buyuruyor.
Bazen günümüz insanlarıyla karşılaştırma yapıyorum. İslamı iyice öğrenip
yaşamaya çalışan insanları ufak bir zorlukla karşılaştıklarında nasıl
tavizler veriyorlar.
 
 Bir Müslüman tanıdım. Takvalı birisiydi, yada ben öyle sanmıştım. Bir duydum

ki namazı bırakmış. Gerekçesi ne? Efendim herkes bana sofi diyor. Bir yanlış

yapsam insan oluşuma değil, Müslüman oluşuma veriyorlar. İşte Müslümanlar
böyledir. Ne varsa hacı da hoca da var gibi sözler sarf ediyorlar.
Ne kadar geçerli bir mazeret değil im? Elbette Allah; iyileri, temizleri ve
sebat edenleri seçecektir. Ali Ümran Süresinde Allah şöyle buyuruyor:
" ey iman edenler sabredin ve sabırda yarışın. (sınırlarda) nöbetleşin.
Allah'tan korkun, umulur ki kurtulursunuz."

 
Emine Güneş
Bu yazı 101 kez okundu.


Yorum Yaz

İsim :

Yorum: