Navigation


Tarih: 02 Eylül 2014 Salı



NEFSİMİZİ ISLAH
NEFSİMİZİ ISLAH
 

 Her insanın taşıdığı bir nefsi vardır. Nefis bedenin ihtiyaçlarına yön verir, onun ihtiyaçlarını karşılar. Bir bakıma nefis bedenin hayat kaynağıdır ve hayatın devamı için gereklidir. Ancak nefis başıboş bırakıldığı zaman, aşırı istekler meydana gelir ve insan o noktada hataya düşer. Bazen bir firavun, bir nemrut olabilir. Engel olur kulluğa bir set gibi, bazen cimri, nankör, kıskanç, gözü doymaz, azgın gurura kapılmış, bencil bir varlık olup çıkıverir. Ancak ilahi ölçü dikkate alınarak, nefis yönlendirilirse hayatın akışı kolaylaşacak ve güzelleşecektir, nefis ıslah olma yolun girecektir. Kur’an’ı kerimde yüce Rabbimiz buyuruyor ki: “Gerçek kurtuluşu bulmuştur onu (nefsini) temizlikle parlatan, onu kirletip gömen de ziyan etmiştir.” (şems 8- 9 )



Nefsin arzu ve istekleriyle mücadele etmek hayata anlam kazandırmaktadır. Allah’ın kitabı insana bu mücadeleyi nasıl yapacağını, ne kadar başarılı olabileceği hakkında yol göstermektedir. İman, ibadet, itaat, dua, Allah yolunda çalışma çabalama ile tezkiye edilmesi (temizlenmesi korunması gerekir.)Şeytan kişinin eğilimlerine göre ona yaklaşır ve onu hedefinden saptırmaya çalışır. Hedefinden sapan hastalanmaktadır veya hastalıklı bir nefis ancak hedefi şaşırır. Bedenin hasta olmaması için nasıl ki doğru, düzenli, sağlıklı bir beslenmeye ihtiyacı var ise nefsinde aynı şekilde beslenmeye ihtiyacı vardır. İhmale gelmeyen bu beslenme yapılmazsa bedenin besinsiz kaldığı zaman öldüğü gibi, nefsin de beden denen elbisenin içinde hastalanıp öldüğünü görürüz. 



Bunun içindir ki nefisler “iman ettim” demekle yetinmeyip Salih amellerle, ibadetlerle ve yaptığı amellerin maksat değil de, maksada ulaştıran vesile olarak bilecek ve kesintisiz bir şekilde devam ettirecektir. Yunus süresi 53. ayet-i kerimede yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Nefsimi temize çıkaramıyorum, çünkü nefis kötülüğü emreder; meğer rabbim rahmetiyle bağışlayanmış, çünkü Rabbim çok bağışlayan, çok merhamet edendir.”



Kişinin nasıl bir nefis taşıdığı yaşadığı hayat tarzıyla belli olmaktadır. Yapılan her hayırlı amellerin toplumu iyiliğe teşvik ettiği, iyiliği yaygınlaştırdığı gibi, nefis kötü amelleriyle kötülüğe teşvik ve yaygınlaşmasına da neden olur. Tıpkı kirli bir elin dokunduğu her şeyi kirlettiği gibi… İnsanın içindeki manevi gücü zayıflatan da kuvvetlendiren de nefsin ta kendisidir. Rabbine itaatkâr olup eğilen bir nefis iradesini baskı altına alır, aksi halde rüzgârı önüne katıp bir sağa bir sola savurduğu bir yaprak misali savrulur gider.



İnsanı yaratan Allah  ( c.c.) kulunu kendi nefsine emanet etmeyecek kadar değer veriyor. Nefse emanet edilen insan heba olur. Islah olmuş bir nefis daima yükselme ve yücelme yolundadır, kişinin alışkanlıklarını ve tutkularını olumlu yönde etkiler, yaşadığı yeri dâr-us selama çevirir. Nefis ve şeytana karşı yapılan mücadelede Mü’min şüphesiz takva derecesine ulaşır ve Rabbine karşı sorumlu olduğunu bilir ve o sorumluluğu yerine getirir. Nefsin isteklerini sınırlamayan, istediği şekilde at koşturmasına izin veren azgınlığa ve sapıklığa düşer, şeytanın telkinlerine erken kanar.



Unutmayalım ki nefis nasıl beslenirse eğilimleri de mutlaka beslenmesine göre gelişir. İslam ahlakına sahip olma yolu nefsi ıslah etmekten geçer ve her şey ona huzur ve mutluluk verir. Bir imtihan alanımız olan dünya zorluk, güçlük, sıkıntılarla dolu zor ve güç olan işi yüklenmek, nefsin arzu ve isteklerine karşı direnmek, ancak kişiyi kurtuluşa götürür.  Nefsi ıslah denince akla ruhbanlık gelmemeli. Yani dini daha iyi yaşayabilmek için bir tarafa çekilmeyi, nefsi en doğal ihtiyaçlardan bile mahrum etmeyi anlamamak gerekir. Sosyal hayatın içinde Kur’an’ı kerimin rehberliğinde yaşanacak bir hayat tarzıyla nefis ıslah edilir.



İnsanın önünde iki yol vardır. kendi özgür iradesiyle bu iki yoldan birini seçebilir. İnsanı yaratan Allah (c.c.), ona bu iki yolun ne olduğunu, özelliklerini, hangisine uyarsa nasıl bir sonuçla karşılaşacağını bildirmiştir. Allah (c.c.)insanı düzene koyup ona takvayı ve facirliği, Allah’tan korkmayı çekinmeyi ve ona karşı isyanı da öğretmiştir(.Şems 7- 8 ) “Nefse ve onu düzenleyene sonra da ona bozukluğunu ve korunmasını ilham edene…” “İman eden Salih amel işleyen insanlar şüphesiz ki yaratıkların en hayırlısıdırlar” (Beyyine süresi- 7). Salih olan kimseler fısk, nifak, küfür, şirk ve günahtan kaçınarak nefislerini ıslah etmişlerdir. En güzel şekilde yaratılmış insanoğlunun en güzel şekilde yaşayıp ölmesi için, onurunu, izzetini, şerefini koruyabilmek için, kim ıslah olmayı isterse Allah onun ıslah olmasına yardımcı olur. Muhammed süresi- 2 “İman edip iyi işler yapanlar ve Muhammed’ e indirilene iman edenlere gelince ki, Rablerinden gelen gerçekte odur Allah onların kötülüklerini silmekte ve durumlarını düzeltmektedir.” İnsan bazen düşman olarak hep başkalarını görür, fakat bilmez ki en büyük düşman kişinin nefsidir. Her halükarda kötülüğü emretmeyi ister, arzu ve isteklerinin gerçekleşmesi için bütün alternatifleri kullanır. İlahi buyrukları yerine getirirken her türlü yola başvurarak bütün kapıları kapatmak ister. Rabbimizin bizlerden istediklerini gerçekleştirmek için en büyük mücadele olan nefis mücadelesini geciktirmeyelim. 

 
Serpil İpekçi
Bu yazı 2491 kez okundu.


Yorum Yaz

İsim :

Yorum:



Yorumlar
HARUN BAĞ Yazdı:
SELAM UN ALEYKUM BEN ALLAH A HAMD OLSUN İSLAMI AZ DA OLSA YAŞAMAYA ÇALIŞIYORUM . AMA NEFSİME BAZEN ÇOK YENİLKİYORUM . HATAYA DÜŞÜYORUM SONRA ANLAYIP TÖVBE EDİYORUM BANA YARDIMCI OLABİLİRMİSİNİZ. ŞU ADRESE ÖNERİNİZİ YAZARSANIZ SEVİNİRİM. islam_2445@hotmail.com