Navigation


Tarih: 07 Ekim 2008 Salı



PARA HUZUR VE SAĞLIK
PARA HUZUR VE SAĞLIK
 



İmani  duygularımızla her şeyin başı sağlık diyor size gülünç ama gerçek bir

olayı anlatmak istiyorum:

        "Omuz ve kol ağrılarına dayanamayan,  günlerini ameliyat ağrıları
ile geçiren annemi, acilen doktora götürmek zorunda kalıyoruz.Şifa ve sabır
Allah'tan diyerek doktor kapısında buluyoruz kendimizi.İki ameliyatı üst
üste geçirip, hala sağlığına kavuşamayan bir insana Rabbim merhamet eder,
sabır verir diyoruz.
            Neyse doktor içeri giriyor.Şikayetlerimizi dinliyor.Filmler,
tahliller istiyor.Sonuçlar acilen çıkıyor.Doktor bey, sonuçlara bakmak için
yanımıza ikinci kez geldiğinde kulağında kulaklıkla görüyoruz onu.Ağzındaki
sakızı çıkarıp, ciddi bir edayla filmlere bakıyor.Filmlere uzun uzun
bakarken, aklının başka yerde olduğunu düşünmedim değil.Tahlillere de şöyle
bir baktıktan sonra, bize döndü.Ve hastaya sordu:
   --Senin neyin vardı?
Hepimiz burada iki saattir boşuna beklediğimizi anlar bir edayla birbirimize

baktık.Annem acı çektiğini hissettiren bir konuşmayla:
   --Omuz ve kollarımdaki ağrılar çok kötü.
Doktor:
    --Evde çok iş mi yapıyorsun?
Hoppala ne işi?Kadın 11aydır yatağa mahkum.
Annem:
    --Hayır doktor bey, ben ameliyatlıyım, oturmak bile yasak bana.
Doktor:
    --O zaman çok yatmaktandır bu ağrıların.
Sağ olsun doktor bey bizi epey bir güldürdü.Fakülteyi bitirmiş ama sanki
tiyatroya  daha bir yatkın gibi görünüyordu.Neyse doktor bey güldürmeye
devam etti:
   --Televizyon izliyor musun?
Annem:
    --Ne televizyonu doktor bey, ne alakası var!!!
    --Peki ya ne olacak, o zaman temizlik meselesi.Belli zaten titiz birine
benziyorsun.Temizlik yapmaktandır bu ağrıların.
           Pes yani, biz 11 aydır yattığını, 2 ameliyat geçirdiğini
söylerken havaya söylemişiz.
Son olarak doktordan ilaç yerine şu tavsiyeleri işittik:
     --Çok televizyon izleme,  fazla iş yapma,  fazla yatma,  ve  en ilginç
olanı da günde bir tane muz yemeyi unutma.
     Annemin yüz ifadesini anlatayım size, gözler faltaşı gibi açılmış,
doktoru hayretle dinliyordu.Ayakta olsa, annemi iyi tanırım, şunu yapardı;
benimle dalgamı geçiyorsun diye filmleri  ve tahlilleri doktorun elinden
alır kafasına geçirir orayı terk ederdi.
 
     Bunu da  yapamayan bizler, sağlığın her şeyden çok daha önemli olduğunu,

  sağlık varsa huzurun da olduğunu, paranın aslında giden sağlığı bile
yerine getiremeyecek kadar değersiz birer kağıt parçaları olduğunu ve her
kapıyı açmadığını, huzurun paraya değil de sağlığa bağlı olduğunu anlayarak
arkamıza bakmadan çaresiz bir şekilde çıktık o hastaneden.

        Şu  üçü bir arada olmuyor:Para, huzur ve sağlık.Ama her nedense biz

insanlar üçünün, bir gün de olsa bir arada yaşanması için gayret sarf
ediyoruz.Bir tane eksik olmaya görsün, çoğumuz elde kalana şükretmeyi
unutarak, elimizden kaçırdıklarımıza ağıtlar yakıyoruz.Oysa malını kaybeden
bir müslümanın, şükredeceği sağlık ve huzuru, hepsini kaybedenin  ise
şükredeceği bir  imanı vardır  düşüncesiyle hep ümit var yaşaması gerekmiyor

mu?
            Hiç yakınmayın, bir şeyler eksikse.Eksik olması gerektiğini de
unutmayalım.Yoksa imtihanın da bir anlamı kalmıyor.En çok eksikliğimizden
yakındığımız para, bize olmazsa olmaz diğer değerleri unutturuyor.Belki de
huzursuzlukların en önde sebeplerinden oluyor.Huzur olmayınca sağlık
tehlikeye giriyor.Oysa ki para olmasa da, huzur ve sağlık bir arada insana
yetiveriyor.Huzur karın mı doyurur demeyin.Cüz'i de olsa Allah'tan
Hayırlısını istemek en güzeli.
           Oya ki sağlığımızı hep arka sıralarda bekletiyor,
erteliyoruz.Sağlık olmayınca paranın hiçbir değerinin olmadığını, huzurun
kalmadığını fark ediyoruz.Oysa ki giden sağlık geri gelmiyor.Bu defa
dünyaları vermek istiyorsunuz, verseniz de doğal sağlığınıza
kavuşamıyorsunuz.Takma dişlerle, platinlerle, protezlerle, gözlük ve ya
işitme cihazlarıyla ömrünüzü geçirmeye razı oluyorsunuz.Ve ömür doktor
kapılarını çalmakla geçiyor.Olan da sağlık uğruna gidiyor, para da huzur da
kalmıyor.
           Hele de biz kadınlar, fıtrattan kaynaklanan fedakarlık duygumuzu,

her şart ve ortamda gösteriyoruz.Ev temizliğinde , işyerinde, anne iken, bir

eş iken.Tüm fedakarlığımızla dünyanın yükünü omuzlamışız sanki.Bu yüzden en
çok sağlığını kaybedenler biz kadınlar oluyoruz sanki.Kısa bir süre sonra da

ağrılarımızla unutuluyoruz.
 

 
Nurcan Haydaranlı
Bu yazı 160 kez okundu.


Yorum Yaz

İsim :

Yorum: