| ŞEFKATLE YAPILAN BİR DUA |
|
Allahım! Bunlar yaya ve yalın ayaklar; sen onları donat. Allahım! Onlar açık ve çıplaklar; sen onları giydir. Allahım! Onlar açlar; sen onları doyur. Allahın! Onlar yoksullar; sen onları fazl-ı kereminle zenginleştir. Müslümanlar kervana ulaşmak için yol alıyorlardı. Bedir’e yaklaştıklarında Resulullah ovaya girmeden kervan hakkında bilgi almak için iki sahabeyi Bedir’e gönderdi. Bu sahabeler Bedir’dekiler tarafından tanınmıyordu. Resulullah özellikle bunları seçmişti. Bedir’e onlardan önce de gidenler vardı. Bedeviler Kureyş kervanının Bedir’den geçeceğinin haberini almış ve onlara mal satmak, ayrıca kervanın hizmetini yaparak bazı lütuflara ermek için oraya gelmişlerdi. Bu bedevilerden birisi Cüheynilerin kabile reisleri Mecdi b. Amr idi. Müslümanlar oraya gidip keşif yaptılar. Henüz kervanın oraya gitmemiş olduğunu ama oraya doğru gittiğini oradaki bedevilerden öğrendiler ve şüphelendirmeden oradan uzaklaştılar. Öte yandan, Ebu Sufyan da yanına iki tane süvari alarak durum değerlendirmesi yapmak için Bedir’e gitti. Cüheyl ile görüşme yaptı, olan bitenin değerlendirmesini yaptı. Cüheyl ile Ebu Sufyan birbirleriyle daha önceden tanışıyorlardı. Yani kervan olayından dolayı aralarında iş ilişkisi gibi bir şey vardı. Ondan Müslümanların kervana saldırıp saldırmaması konusunda bilgi edinmeye başladı. Öğrendiği bilgiler onun endişesini daha da arttırdı. Ve kervanın yolunu değiştirdi sahil yoluna doğru hareket ettiler. Müslümanlara ise Kureyş ordusunun Bedir’e doğru harekât ettiği haberi geldi ve durum böyle olunca da işler değişti. Yukarıda zikrettiğimiz ve Allah Resulünün ordusu için yapmış olduğu duadan da anlaşıldığı üzere onlar çok zor şartlarda bu yola çıkmışlardı. Onların durumu Resulullah’ı o kadar üzmüştü ki onlar için bu duayı yapmıştı. Resulullah kervandan vazgeçip orduyla savaşmanın daha doğru olacağını düşündü. Bu düşüncesini ashabıyla paylaştı ve onların da görüşlerini almak istedi. Lakin muhacirlerin bu teklifi kabul edebileceğini ancak ensarın kabul etmeyebileceği endişesi vardı. Ashabı kervana saldırma yönünde ısrarcıydı. Kervana saldırıp bir an önce kervandaki mallara sahip olmak ve fakirlikten kurtulmak istiyorlardı. Aslında Resulullah kervandan vazgeçip orduya yönelip savaşmayı daha uygun görüyordu. Bunun kervana saldırmaktan daha hayırlı olacağını düşünüyordu. Ama Müslümanlar kervan konusunda ısrar ediyorlardı. Bazıları kervandan da vazgeçip Medine’ye geri dönmelerinin daha doğru olacağını savunurken, bazıları da ordunun güçlü olduğunu kendilerinin ise hem sayıca hem de teçhizat açısından yetersiz olduklarını söylüyorlar ve kervana saldırmak daha karlı olacak diyorlardı. Onların ısrarı Resulullah’ı çok kızdırmıştı, çünkü Resulullah orduya saldırma konusunda daha ısrar etmesine rağmen onların kervan demesi Resulullah’ı üzüyordu. Müslümanların unuttuğu bir şey vardı ama Resulullah unutmamıştı. Daha önce inen bir ayet elde edilecek zaferin müjdesini vermişti. “O topluluk yakında bozulacak ve onlar arkalarını dönüp kaçacaklar” (kamer/54;45). Başka bir ayette ise Allah Teala şöyle sesleniyordu Müslümanlara; “Hatırlayın ki, Allah, iki taifeden (kervan veya Kureyş ordusu) birinin sizin olduğunu vaat ediyordu; siz de kuvvetsiz olanı (kervanı) tercih ediyordunuz oysa Allah, sözleriyle hakkı gerçekleştirmek ve (Kureyş ordusunu yok ederek) kâfirlerin önünü kesmek istiyordu. (bunlar) günahkârlar istemese de hakkı gerçekleştirmek ve batılı ortadan kaldırmak içindi. (Enfal/8:7–8). Ayetten de anlaşıldığı üzere Müslümanlara kervanı ele geçirme veya orduyu hezimete uğratma müjdesi verilmişti. O zamanlar bu ayetin ne anlama geldiğini pek kavrayamamışlardı ancak bunun anlamını yeni kavramaya başlamışlardı. Aslında Resulullah onlara “Mekke ordusu üzerimize doğru geliyor. İçleri kin ve öfkeyle dolu onlara karşı koymamız kaçınılmaz” diyordu. Yani istesek de istemesek de onlarla savaşacağız! Diyordu. Ama onlar bunu idrak edemiyorlardı. Kervan diye ısrar ediyorlardı. Allah Resulü üzülerek ayağa kalktı. Allah Resulünün niyetini anlayan Müslümanlar hatalarını anladılar. Hz Ebu Bekir ayağa kalkarak Mekke ordusuyla savaşmanın daha uygun bir görüş olduğunu savunan bir konuşma yaptı. Ebu Bekir’in arkasından Hz Ömer de kalkıp onu destekleyen bir konuşma yaptı. Daha sonra tarihe mal olacak bir konuşmayı da Mıkdat b. Amr yaptı şöyle dedi. “Ey Allah’ın Resulü! Allah sana ne emrettiyse onu yap. Biz seninle beraberiz ve hep böyle olacağız. Biz İsrail oğullarının Hz Musa’ya dedikleri gibi “ Git kendin ve Rabbin savaş; biz burada oturup bekleyeceğiz’ demeyiz biz deriz ki; ‘ sen git Rabbinle savaş ama biz de geleceğiz seni yalnız bırakmayız. Seni hak olan bir kitapla gönderen Allah’a yemin olsun ki, sen bizi Birkü’l Gımad’a kadar yürütecek olsan biz yine seninle yürür senin sağında solunda arkanda önünde çarpışırız.” Muhacirlerin bu sözleri Resulullah’ı çok sevindirdi. Ensarın temsilcilerine düşüncelerinin ne olduğunu öğrenmek istedi. Ensarı temsilen Sa’d b. Muaz ayağa kalkarak kararlarını ifade etti. “Ey Allah’ın Resulü biz sana iman edip, seni tasdik ettik. Bize getirdiğin şeyin hak ve gerçek olduğuna şahitlik ettik. Sana itaat etmek ve tasdik etmek konusunda sana söz verdik. Ey Allah’ın Resulü! Ne istiyorsan onu yap, biz seninle beraberiz. Seni hak kitapla gönderen Allah’a yemin olsun ki, sen şu denize dalacak olsan hiç tereddüt etmeden hemen biz de dalarız. Bizden bir kişi bile geride kalmaz. Yarın bizimle birlikte düşmana gitmenden rahatsız değiliz. Savaşa direnmek, zorlukları göğüslemek, düşmanla karşılaştığımızda emirlerine uymak; hepsi bizim içindir. Biz bunları yapacak bir topluluğuz. Umuyoruz ki, Allah sana bizden gözünü aydın edecek kahramanlıklar gösterecektir. Allah’ın bereketiyle yürüt bizi. Sonuna kadar seninle olacağız.” Sa’d b. Muaz’ın bu sözleri Resulullah’ı sevindirdi ve ilahi müjdeyi verdi: “Haydi öyleyse, yürüyün! Size müjdelerim ki Allah iki topluluktan birini vaat etti. Vallahi Kureyş’in bozguna uğradığını görür gibiyim. Sanki Mekke’nin askerlerinin vurulup düşecekleri yeri görür gibiyim.” Emine GÜNEŞ |
| Emine Güneş |
| Bu yazı 374 kez okundu. |
| Yorumlar |
| hayati özcan Yazdı: Selamun aleykum,Allah c.c. sizden razı olsun Emine GÜNEŞ kardeşim,manen aydınlandım,İslam çok güzel.Vesselam. |
Tefekkür Dergisi