Navigation


Tarih: 07 Eylül 2008 Pazar



SEHER VAKTİ MUSİKİSİ!
SEHER VAKTİ MUSİKİSİ!
 



Zaman sonsuzluktan bir kesit. Aynı anda sonsuzluk yolculuğunun aracı. Hiç
bitmeyecek gibi gelen anların yok olacağı menzile doğru hızla yol alışı. Bu
anlamıyla bende bir telaş ve endişenin oluşmasına da sebep.
Sanki olması gerektiği gibi yaşamıyormuşum gibi, sanki hep bir şeyler eksik
kalıyormuş gibi. Ama illa da devinip duran bir telaşın stresi var üzerimde.

Kutsal kitabımızda Rabbimiz, zamanın en önemli kesitlerine and içiyor!
Âlemlerin Rabbi bir şeye and içiyorsa, çok önem verilmesi gereken bir
olağanüstülük var demektir! Dikkatler çekiliyor ki, önemsemezlik olmasın,
gözden kaçırılmasın!
Seher vakitleri işte böyle nadide anlardan biri. An diyorum çünkü gerçekten
seher vaktine yetişmişseniz ve o anları duyumsamak istemişseniz, zamanın
size hiç yetmediğini görmüşsünüzdür! Bu asude vakitlerin uzamasını
arzulayacağınızı, ancak size yetmeyeceğini söylemek isterim. Her defasında
elinizden kayıp gider ve bir türlü doyamazsınız! Bir daha elinize geçerse
daha dolu geçirmeyi planlar, her defasında sizi yoksun bırakıp gider! Çok
nadir ele geçen fırsatlardır. Bu yüzden bir kere yakalamışsanız, en verimli
şekilde istifade edin derim size.
Ayrıca şu önemli ayrıntıya dokunmadan geçemeyeceğim. Seher vakitleri,
vaktin, asrın, anın bilincinde olanlara sır ve kazanımlarını bahşeder!
Zamanın kıymetini bilmeyen, boşa harcayıp, zaman israfı yapanlar, hiçbir
şekilde zaman bilincine ermemişlerdir. Bundan dolayı da, bu asude vakitlerin
feyzinden mahrumdurlar. Mahrum oldukları için de o vakitleri derin uykuda
geçirmektedirler!
Hâlbuki iman eden insan, zamanın kıymetini bilen ve en değerli vakitleri
kaçırmayan, elinden geldiğince değerlendirendir! Bu haliyle birçoklarının
farkında olmadığı, farkındalığı yaşarlar! Sonsuz bir hayat verilmiyor bize.
Ne zaman biteceği meçhul ise de, bir sonu gelecektir mutlaka. Bu yüzden
elimizden geldiğince iyi değerlendirmemiz gereken vakitlerdir seher
vakitleri. Bu vakitlerde her ne iş yaparsanız, Rabbimizin bereketine ve
muvaffakiyetine erersiniz! Rızıkların dağıtıldığı, isteyene istediği kadar
verildiği, talep edildiği takdirde daha fazlası bahşedilecek vakitlerdir.
Ha, rızkı, sadece yeme içme, maişet düzeyinde algılamayalım! İlim de bir
rızktır, vakit de. Sağlık da bir rızktır, akletmek de. Önemli olan
rızıkların dağıtıldığı anları kaçırmamaktır.
Böylesi anlara kavuştuğum zaman, önce hamd ediyorum. Sonra da devamlı
olmasını. Ve hayırlı ilim elde edip, onunla amel etmeyi diliyorum. Kuşkusuz
kulluğuma halel getirecek hatalardan da sakınmayı unutmuyorum. Biliyorum ki
ne istenirse o bahşedilecek. Seher vakitlerinin musikisini bir kez
dinleyenler, her gün dinlemeyi ve o kıymetli anları tekrar tekrar yaşamayı
dilerler! Ayetlerde geçtiği veçhile, nefes almaya başlayan sabah, cıvıldaşan
bülbüller, her gün yeniden bahşedilen hayatı ışıtan güneşin varlığı, insana
yepyeni umutlar sunuyor! "Hayat, boşa geçirilmeyecek kadar değerli anlardan
oluşmuştur" gerçeğini idrak etmemiz isteniyor sanki. Ve aynı zamanda
yitirilen her günün bir daha ele geçmeyeceği gerçeğini. Bir defaya mahsus
verilenlerin kıymeti anlaşılmazsa ne olur? Elbette ki, ebedi hayata geçişte
koskoca bir iflastan başkası değil!
İşte tam da bu yüzden, hassaten Ramazan-ı şerif günlerinde ve diğer günlerde
seher vakitleri kaçırılmasın diliyorum. Tüm kâinatla ortak bir musiki icra
edilirken arkada kalmak, ne büyük kayıp ve gaflet! Seher vakitlerinin
müdavimleri, hayatlarını ulvi gayelerle doldurmaya azmetmiş ender
şahsiyetlerdir! Güneşin üzerlerine doğmadığı, onların güneşin üzerine
doğduğu özge adamlar. Böylesi müminler hayata hakkını verenlerdir! Zayi
edilmeyecek güzellik ve asudeliğin farkında olanlardır. Böylelerinden olmak
dileğiyle.





KUR'AN  OKUMAK

Birgün peygamber Efendimiz, sahabilerine:
-"Gözlerinize ibadetten nasibinizi veriniz!"
tavsiyesinde bulunmuştu.
"Gözlerinizin nasibi nedir ey Allah'ın Rasulü?" diye sordular.
Peygamber efendimiz(s.a.v.) de:
-"Mushafa bakmak, onun içindekileri düşünmek ve inceliklerinden ibret

                almaktır" buyurdular.

 
Şeyda Hekimoğlu
Bu yazı 115 kez okundu.


Yorum Yaz

İsim :

Yorum: