Navigation


Tarih: 06 Ekim 2008 Pazartesi



TAKVA BİLİNCİNE ULAŞMAK
TAKVA BİLİNCİNE ULAŞMAK
 

Hamd, Alemlerin Rabbine, bizi yoktan var edene, bizi hidayete
erdirene, bize güven verene, bizi sabırla yoğurana, bizi selamete çıkarana,
en güzel isimlerin sahibi
olan Allah'a, Selam ve salat ise emin peygamber Hz. Muhammed' e, O' nun pak
aline, ashabına, O' nu örnek alıp, izinden gidenlerin üzerine olsun! Amin.
Sevgili Müslüman kardeşlerim! Toplumumuzda sıkça kullanıla gelen,
dillerde dolaşıp duran bir kavramı, takva konusunu açıklamaya çalışacağım.
Öyle değil mi? ''Şu insan ne kadar takvalı!'' ya da '' Bu iş takva gereği
midir? '' gibi cümlelerin sarf edilmesine, hep şahit olup dururuz. Peygamber
efendimiz veda hutbesinde; '' Arabın Arap olmayandan farkı yoktur, üstünlük
takva iledir. '' buyuruyor. Takvanın ne olduğunu biliyor muyuz? Sizce Takva
nedir? Bilinçlenmemiz için, faydalanmanızı umarak bu konuyu seçmiş ve
araştırmış bulunuyorum. Ne durumdayız, bildiklerimiz doğru mu? Kendimizi
irdeleyelim, süzgeçten geçirelim istedim. Ve unutmayalım ki: '' Bilen
bildiğiyle amel ettikçe, Allah bilmediğini de öğretir.'' buyurulur.
En genel ve kapsamlı anlamıyla Takva: Allah'a karşı sorumluluk
bilinci duyma, kalp duyarlılığı, şuur bilenmişliği, sürekli korku,
kesintisiz çekingenlik ve hayat yolunun dikenlerinden (arzu ve ihtiras
dikenleri, istek ve amel dikenleri, korku ve vesvese dikenleri, boş umut ve
asılsız korku (fobi)....vs.) uzak durma titizliğidir. Çeşitli yöneliş ve
davranışlara kaynaklık eden zahiri davranışlar ile batıni duyguları
birleştirerek insanın; gizli ve açık yönlerinin Allah ile ilişki halinde
olmasını sağlayan, ruha şeffaflık kazandırarak görünür-görünmez alemler ile
arasındaki perdeleri azaltan ve böylece ruhta bilinen ile bilinmeyeni
buluşturan bir gönül şuuru ve vicdan halidir. Yine şu beyit bize takvayı ne
güzel tanımlayarak anlatır: '' Vicdanda hassasiyettir, şuurda şecaattir,
sürekli bir haşyettir..''
Bir gün Hz. Ömer, Ubeyy Bin Kab'a takva nedir? diye sordu. O da ''
Sen hiç dikenli bir yolda yürümedin mi? '' dedi. ''Yürüdüm'' diye cevap
verince ''Peki bu durumda ne yaptın?'' diye sordu. Hz.Ömer: '' Paçalarımı
sıvadım ve dikenlere takılmamaya özen gösterdim.'' deyince Ubeyy Bin Kab:''
İşte takva budur'' dedi. Demek ki; Takva kişinin kendisine ahirette zarar
verecek şeylerden son derece sakınmasından, kaçınmasından oluşuyor. Başka
alimlere göre: '' Kendini kimseden hayırlı görmemendir. Sırrını (iç
alemini), Hakk' tan gayri meşgul eden her şeyden uzak tutmaktır. Kişinin
kendi gücünden ve kuvvetinden beri olmasıdır. '' Bana göre yapılan en güzel
tanımı:'' Mevla'nın seni, hiçbir zaman


yasak ettiği yerde görmemesi ve
emrettiği yerde de seni bulması kaybetmemesidir. '' Bu vasıflarda olan takva
sahiplerine de Kur' anı Kerimde '' Muttaki '' adı veriliyor.
İbn-i Abbas (r.a)' dan rivayetle: '' Cennet size ayakkabınızın
bağından daha yakındır, cehennem de öyledir. '' Enes İbn-i Malik (r.a)' dan
rivayetle: '' Allah' ın size talip olmaya teşvik ettiği şeylerin peşinde
koşunuz. Sizi korkuttuğu azaptan, işkenceden ve cehennemden korkup kaçınız.
Zira içinde yaşadığımız dünyaya cennetten bir damla düşse (dünyanızı) tatlı
kokular sarardı. Buna karşılık dünyaya cehennemden bir damla akıtılsa
dünyayı baştanbaşa berbat ederdi.'' (Mukaşefet' ül Kulub)
Bir insanda ki takvanın belirtisi nedir? Muttakilerde hangi
özellikler yer alır? Sırasıyla bunları inceleyelim:
1)Cemaatleşme (evrensellik) 2)Fiilerin birleşmesi 3)Şeytanın
aldatmalarını tespit etmesi (İslami ilimde güçlü olmak.)
Kur' anda korku deyimi; yalnızca takvayla sınırlanmamış olup,
çeşitli kelimelerle de yer almıştır. HAVF: Endişeyle karışık korku.
HAŞYET:Allah karşısındaki güçsüzlüğünü anlayıp saygı duyarak huşuyla
korkmak. REHEBE: Avamın (halk) korkusu. En üst tabakası olan TAKVA: Allah'
ın yanındaki değerinin kaybolmasından korkmasıdır. Nurun kalbe ve beyne
girmesi için kilitleri açan, kişiye sorumluluklarını hatırlatarak,
görevlerini yaptıran bir duygu olmaktadır. Peki kalplerinde en çok dünyevi
korkular (makam, mevki, kadın, para, kariyer.....vs.) yer alıyorsa! ''
Dört şeyi şu dört şeyle

yıkayınız.
a)Yüzlerinizi göz yaşlarınızla,
b)Dillerinizi Allah'ın zikriyle, c)Günahlarınızı tövbeyle, d)Gönüllerinizi
Allah korkusuyla (takva). ''
Sevgili Mü'min kardeşlerim! Bize birisi bu dünyada küçücük bir
iyilik yapsa, o şahsı gördüğümüzde ona karşı hemen mahcup oluruz. Bilmeyiz
ki ona karşı nasıl hürmet edelim. '' Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı var
'' deniliyor. İyi! Güzel! Çok güzel ama!... Peki, Cenab-ı Hakk' ın hatırını
ne kadar düşünüyoruz!.. Allah (c.c) nun kulları üzerinde sayılamayacak kadar
nimetleri vardır. Öyle nimetler vermiş ki, (akıl, göz, kulak, diş, sıhhat,
gençlik, kuvvet, su, hava, ekmek....v.s). Bu sayılanların ne kadar kıymetli
olduğunu, bu nimetlerden mahrum olanlardan sorup anlarız. İnsanın bu kadar
nimet veren yaradanını unutarak, malayaniye sarılıp fütursuzca günahlara
dalması ne kadar acıdır. Allah (c.c)' un ibadetimize ihtiyacı yoktur. Bizim
O'na ihtiyacımız vardır, biz O' na muhtacız. Her nimetin mutlaka hesabı
sorulacaktır. Cenab-ı Hakk, cennetle bizleri hiç mükafatlandırmayacak
olsaydı bile, bu dünyada bizlere verdiği nimetler karşılığında ne kadar da
ibadet edip emirlerine uysaydık, yasaklarından da kaçsaydık yine de
nimetlerinin karşılığını vermiş olmazdık. Kur' anda hep,'' Ne kadar da az
şükrediyorsunuz!..'' buyuruluyor.
Yine takva sahiplerinin özellikleri Kur' an-ı Kerim' de buyuruluyor:
''Onlar gaybe inanırlar, namaz kılarlar,
infak ederler, ahirete de
kesinlikle inanırlar, bunlardır ki hidayet yolundadırlar ve kurtuluşa
erenlerdir.'' ( Bakara suresi;2-3-4-5 ) '' Ey iman edenler, Allah' tan
hakkıyla korkun ve bilin ki; onun azabı ağırdır.Yanınıza yol azığı alın, hiç
şüphesiz en hayırlı yol azığı takvadır; Allah korkusudur.'' , '' Ey akıl
sahipleri, yalnız benden korkun.'' , '' Allah' tan korkun biliniz ki,
hepiniz huzurunda bir araya mutlaka getirileceksiniz.'' , ''Allah' tan
korkun ve bilin ki Allah kendinden korkanlarla beraberdir. Ve her kim Allah'
tan sakınırsa onun için çıkış kapısı yaratır ve beklemediği taraftan onu
rızıklandırır.'' (Talak suresi; 2-3) '' Ve her kim Allah'tan sakınırsa,
onun bütün çirkin işlerini siler ve onun ecrini büyük eder.'' (Talak suresi
5) '' Allah ancak muttakilerin amellerini kabul eder.'' (Maide suresi 27)
''Allah' tan sakının. Umulur ki, feraha erersiniz.'' (Ali imran suresi 130)
'' Dünya hayatında da ahirette de takva sahipleri için müjde vardır.''
(Yunus suresi 63) '' Şüphesiz Allah muttakilerin velisi, dostudur.''
(Casiye suresi 29) '' Eğer Allah 'tan korkarsanız Allah sizin için Furkan
(doğruyu eğriden ayırma gücü) kılar, bütün çirkinliklerinizi mahveder
(siler) ve sizi affeder.'' (Enfal suresi 29) '' O muttakiler ki, bollukta






ve darlıkta infak ederler, kızdıklarında
öfkelerini yutarlar, insanların
kusurlarını affederler. Allah da iyilik edenleri sever ve onlar ki bir
kabahat yaptıklarında veya nefislerine zulm ettikleri zaman,
Allah'ı
hatırlarlar ve derhal günahlarının
bağışlanmasını dilerler. Günahları da
Allah' tan başka kim affedebilir? Hem onlar yaptıklarında bile bile ısrar
etmezler. O sabredenleri, O dosdoğru gidenleri, O divan duranları, O nafaka
verenleri ve O seher vaktinde istiğfar edenler. İşte bunların mükafatı,
Rableri tarafından bağışlanma ve altından ırmaklar akan cennetlerdir ki,
içinde ebedi kalacaklardır. Ne de güzeldir iş yapanların mükafatı!..'' (A-li
imran 134-135-136)
'' (Resulüm!) de ki: Size bunlardan daha iyisini bildireyim mi? Takva
sahipleri için Rableri yanında, içinden ırmaklar akan, ebediyyen içinde
kalacakları cennetler,
tertemiz eşler ve (hepsinin üstünde) Allah' ın hoşnutluğu vardır. Allah
kullarını çok iyi görür.'' (A-li imran suresi 15.ayet) buyuruluyor.
Rabbim tüm Müslümanları takvayı kuşananlardan, Allah'a karşı
sorumluluğunu bilmeyi nasip eylesin! Amin!

 

 
Sema Çetin
Bu yazı 617 kez okundu.


Yorum Yaz

İsim :

Yorum: