Eğer siz isterseniz tüm evren sizin isteğiniz için çalışır! diyor simyacının yazarı
Ve yine Muhammed Bozdağ İstemenin esrarı kitabında, İsteyin! İstemenizi Allah dilediği için siz istiyorsunuz! Eğer istemek için aklınıza bir şey gelmişse hemen isteyin! İsteğiniz size verilecektir! diyor. Biz de Tefekkür ailesi olarak toplumumuzun kültürel ve ilmi zayıflıklarının bilincinde olduğumuzdan, bir nebze bu eksiklikleri gidermeyi, bunda bir öncü olmayı istedik! Yayın hayatında ilk olmak, kadın olmak, tecrübesiz olmak ve hele de imkânsızlıklarla çevrelenmiş olmakla, büyük cesaret ister yapmak istedikleriniz. Zordur ama imkânsız değildir yine de
Çünkü yüce Rabbimiz kendi rızası doğrultusunda yapılan her ameli bereketlendiriyor, geliştiriyor ve ummadığımız yerlere getiriyor! Biz bunu 16. sayımızı çıkarttığımız şu günlerde daha iyi idrak ettik. Rabbimizin mucizevî yardımlarını müşahede ettik desek yeridir, abartı değil! Yayın hayatımıza başladığımızdan beri, okuyucularımızın bize olan katkıları, desteği ve ilgileri heyecanımızı arttırdıkça arttırdı. Şanlıurfada bir ilk olmanın verdiği tecrübesizlik bizleri zaman zaman korkutsa da biz doğru bildiğimizi yapmakta sebat ettik. Okuyucularımız arasında yaptığımız anketler, yarışmalar ve programlar oldukça ilgi gördü ve okuyucularımızın teveccühlerine mazhar olduk. Pek iddiasız ve oldukça mütevazı olarak başladığımız yayın hayatımızı bundan böyle geliştirmeye ve büyütmeye karar verecek kadar cesaret veren okuyucularımıza ne kadar teşekkür etsek azdır. Tüm okuyucu kardeşlerimize minnettarız. Zaten bir kitabı, bir gazeteyi ya da bir dergiyi ilerleten ve geliştiren, okuyucularının destekleri ve sahiplenişidir. Bundan sonraki yayınlarımızda da dergimiz, sizlerin beklentileri, istekleri ve ihtiyaçlarına göre şekillenecektir. Ne kadar zorluk çeksek de Rabbimizin izin verdiği zamana kadar ilerlemeyi diliyoruz. Hayırlarda yarışmayı, güzel çığır açmayı ve bunun neticesinde Rabbimizin rızasını ummaktayız. Şanlıurfa bazında toplumun ve özelde kadınların kültürel ve ilmi yetersizliklerinde önemli bir ihtiyacı gideren bir dergi olarak, katkılarımızı sunmaya devam edeceğiz inşallah. Toplumumuz, ilmin aydınlığından nefsin aldatıcı karanlığına düşmüş, çocuklar ve gençler ulvi hakikatlere yabancı, batıl kültürlerin saldırısı altında kimliğini kaybetmiş bir durumdadır. Şahsiyet olamadan büyüyen insanımız büyük bir çocuk halet-i ruhiyesinde, idrak, muhakeme, irade ve akıl melekelerini kullanamayan bir varlık haline gelmiştir. Yetişkinler bu durumdaysa, çocuklar ve gençlerin hali nicedir? Anneler bilinçli, duyarlı, kültürlü ve ilim sahibi olmadığı için çocuklarını da birçok hataya düşerek büyütmekte ama yetiştirememektedir. Kadınlarımız dünyanın geçici güzelliklerinden sarhoş olmuş bir şekilde sadece temizlik, ev dekorasyon, yeme içme ve giyinme ihtiyaçlarını abartarak günlerini amaçsızca geçirmektedir. Toplumu yetiştiren kadın ise, kadınların eğitimi her şeyin önünde gelir demektir. Gününün büyük kesimini tv. karşısında amaçsızca geçiren bir kadın, toplumun fertlerini nasıl yetiştirebilir? Yetiştiremediği gibi, çocuğunun terbiyesini de sokağın, tv. nin ve internetin eline vermiş demektir. Sonuçları ise ortadadır! Amaçsız ve hedefsiz büyüyen bir gençlik! Kitaptan, sünnetten bihaber bir nesil
Kayıp bir nesil
İşte Tefekkür Dergisi, tüm olumsuz gidişata karşı durarak, ilme duyarlılığı, bilinçlenmeyi ve toplumun da gelişmesini amaç edinerek yayın hayatına girdi. Bizler gibi nice insanımızın da derinden kanayan yaraları, gönül birliği içinde olduğumuz okuyucularımızın da çözümlenmesi gereken sorunları vardır. Bunlara bir ölçüde çözüm önermek, toplum hayatına güzel katkılarda bulunmak istedik. Şunu da açıklığa kavuşturmakta yarar var; yüreğinde yarası olan, boğazında çığlığı düğümlenen, haykıracak hakikatlere bağlı olan, sorumluluk bilinciyle yanan herkese dergimizin sayfaları açıktır. Kadınların çıkardığı bir dergi olsa da erkek kardeşlerimizin de eserlerin, düşünsel ürünlerini yayınlıyoruz. Nitekim yazarlarımız arasında erkek kardeşlerimiz de vardır ve onların katkılarını önemsiyoruz. Şu fani olan gök kubbede baki olan bir eser bırakmak isteyen tüm kardeşlerimizle yardımlaşmaya, eserlerini değerlendirmeye hazırız. Kadınlarımız içinde nice saklı yetenekleri olan şaireler, yazarlar olduğunu keşfettik. Eğer fırsat verilirse, bu yeteneklerin, toplumun kültür hayatına benzersiz katılımları olacaktır şüphesiz. Dergimiz yayınlandığı sürece de saklı yetenekleri gün yüzüne çıkaracak, bu konudaki sorumluluğunu yerine getirmiş olacaktır. Tefekkür etmek bir ibadettir. Hem de çok önemli, benzersiz bir ibadet
İnsanımızın akıl ve düşünce melekelerini harekete geçirici bir yayın politikası izlemeye devam edeceğiz. Toplumsal duyarlılığı artırmak, kadın, çocuk, erkek demeden toplumun eğitimi için elimizden gelen hizmeti esirgemeyeceğiz. Bundan sonra da yapacağımız programlarla, toplumsal duyarlılık ve sosyal, kültürel hayatımıza küçük de olsa katkılarda bulunacağız inşallah! Dergimizin bir diğer faaliyeti olarak radyo programlarına da başladık. Adı, Tefekkür Saati olan programımız, her Cumartesi, saat 11.00 ile 13.00 arasında Harran FMde devam ediyor. Buradan bilmeyen okurlarımıza da haber vermiş olalım. Okuyucu ve dinleyicilerimizin katkılarını fazlasıyla önemsiyor değer veriyoruz. 01 Aralık 2007 cumartesi günü itibariyle dergimizin yıldönümünü kutlamak amacıyla düzenlemiş olduğumuz konferans büyük ilgi gördü. Yoğun iş temposuna rağmen bizi kırmayıp gelen gazeteci, yazar ve hukukçu Sibel Eraslan, çok beğenilen bir konferans verdi. Tüm misafirlerimiz, konferanstan ve imza günü dolayısıyla, yazarımızın kitaplarıyla tanışmış olmaktan fevkalade memnun oldu. Sibel hanımla tanışma ve sohbet etme fırsatını yakalayan tüm okuyucularımız büyük bir mutluluk yaşadılar! Benzersiz bir paylaşımda bulunmuş olmaktan biz Tefekkür dergisi ailesi de çok mutlu olduk. Şanlıurfalı tüm halkımızda muhteşem bir etki bırakan yazarımıza, buradan bir kez daha teşekkür ediyor çalışmalarında muvaffakiyetler diliyoruz. İnşallah tekrar bir araya gelmek nasip olur! Okuyucularımızdan tek isteğimiz, dergimize önyargısız yaklaşmaları, okumaları ve okutmalarıdır. Bize şu zamana kadar verdikleri maddi manevi desteklerini esirgememeleridir. İsteyen ve yazı kabiliyeti olan kardeşlerimiz düşünsel, kültürel ve edebi eserlerini sayfalarımızda yayınlayabileceklerdir. Dergimiz sizindir. Siz okuyucularımız destekledikleri sürece yayın hayatında var olacağız.
|