| Hz. Yusuf |
| Hamd alemlerin Rabbi olan Allah’ın hakkıdır. Salat ve selamda Rabbimizin Onun vasıtasıyla bizimle diyaloga geçtiği şanlı resulümüz (S.A.V)’e aline,ashabına onun yolunda yaşayıp bütün zorluklara rağmen, izini sürme çabasında olanların üzerine olsun.
Yusuf dedi ki: “Ey Rabbim! Zindan bana,bunların beni davet ettikleri şeyden daha sevimlidir.Eğer sen, bu kadınların tuzağını/düzenini benden uzak tutmazsan , ben onlara meylederimde cahillerden olurum.” Ve Rabbi, onun duasını kabul buyurdu da onların hileli düzenlerini kendisinden uzaklaştırdı.Muhakkak ki O evet O, her şeyi işiten ,her şeyi bilendir. Değerli okurlarımız, bu sayıda istedik ki Kur’an-ın kendi sunumuyla “kıssaların en güzelinden bir bölümünü sizlerle yad edelim . Kıssa içinden dersler çıkarılacak hikayelere verilen addır. Hz. Yusuf’un hikayesin (kıssa) den alınmış olan bu iki ayet , insanoğlunun başına gelebilecek hemen hemen her tür imtihanda , izlenebilecek metodu seriverir gözler önüne... Kur’an Yusuf’un kıssasına dilden dile anlatılan bir hikaye olsun diye, yada “ ne adamlar varmış ya” denilsin diye yer vermemiştir elbet;lakin öyledir de! Fakat ne acıdır ki,Hz. Yusuf ’un kıssası sadece dinlenile gelen hikaye olmaktan kendini kurtarıp hayatlarımıza yön veren ışık haline gelemedi. Bunun suçlusu da tabii ki yattığı yerden başını kaldırıp da neler olup bittiğine bakmayan, ışığa karşı gözlerini körleştiren biz zavallılarız. Yusuf dedi ki; “Ey Rabbim! Zindan bana bunların beni davet ettikleri şeyden daha sevimlidir...” İffet timsali Yusuf, Rabbinin imtihanlarından biriyle baş başadır. Bu imtihanın şeklinin şu yada bu olması hiç bir mekan ve çağda fark etmez.Önemli olan imtihan karşısında sergilenen tutum ve davranıştır. Yusuf , Hz. Yusuf olurken Yusuf gibi bir örneği yoktu.Fakat şu zaman diliminde bizlerin Hz. Yusuf gibi bir örneği var. Ne dersiniz acaba, imtihanlar karşısında şansımız daha mı fazla? Hz. Yusuf Allah‘a olan büyük sevgi ve inancının verdiği güçle istemeden de olsa bir çirkefin içine çekilirken aslında yapması gerekenin ne olduğunu biliyordu. Ne pahasına olursa olsun haramdan uzak durmalıydı. Doğrusu şeytanların süslü gösterdiği bütün haramlar cahil kitlelerin kolay kolay vazgeçebileceği bir şey değildir. Ancak nefse hoş gelen bir haram, olanca ihtişamına rağmen,iman yüklü yüreğin,kalp gözü tarafından iyi ve güzel olandan ayrışabilirdi. Hz. Yusuf ‘un bu haramdan uzaklaşa- bilmesi için önünde bir alternatifi vardı. “ZİNDAN” Bu alternatif sayesinde haram- dan uzaklaşabileceği fikri Hz. Yusuf ‘a zindanı en güzel en görkemli saraylardan da güzel göstermişti. NİÇİN? Niçin mi;çünkü Rabbinin kanunda harama el uzatanla aradan sevgi ve rahmet kalkar rıza yerine gazab hasıl olurdu. Günümüz insanı da elbet iman ettik deyince bırakılmayacak ve Hz. Yusuf gibi iman iddasını ispatlaması için imtihanlarla sınanacaktır. Bu imtihanların bir kısmı kendi nefsani tatminsizliklerimizden bir kısmı da şeytan ve yandaşlarının özendirmesiyle karşımıza çıkar. Faiz ,hırsızlık, rüşvet, haksız kazanç, hak edilmeden istenilen mevki, makam uğruna verilen tavizler daha rahat bir yaşam için zulmü pohpohlama , haram olan kadınlar ,haram olan erkekler v.s ... Tabii birde yapılması gerekirken yapılmayanlar!... Hz. Yusuf’un bize Kur’andaki öğretisi; TERCİH’i doğru yapabilmektir. TERCİH Allah’a göre olmalı ve kitap (Kur’an)a uygun olmalıdır. Yapılan TERCİH Allah’a göre değilse Kur’an (rehber)’e uymuyorsa bu TERCİH asla doğru tercih olmayacaktır. Bazen karşılaşılan imtihanlar insanların (Allah’ın yardımıyla)altından kolaylıkla kalkabileceği türdendir. Bazen de imtihanın başarılması büyük fedakarlıklara bağlıdır. Zira Hz. Yusuf’un kıssasında buna şahit oluyoruz.Bizim imtihanlarımız nedir,bu imtihanlarda nasıl başarılı olabiliriz? Hz. Yusuf hayatıyla cevap veriyor;dünya gözüyle bütün karanlığına bütün itilmişliğine bütün sevimsizliğine rağmen ZİNDAN. Hz. Yusuf’un “ZİNDAN” ı hapis hayatıydı. Peki bizim zindanlarımız nedir?Daha az para mı, yüksek makamda olmayan bir iş mi,daha konforsuz(mütevazı),bir yaşam mı? Cahil kitleler tarafından hor görülme mi, kınanma mı yoksa daha çok çalışmak mı? Nedir? Nedir? Nedir bizim ZİNDAN’IMIZ. “Ya da kurtuluşumuz mu?” demeliydim. Yusuf (a.s) kararlıydı, kararında ısrarcıydı.Gerçi istediği kurtuluş kolay olan değil zorluklarla dolu hapis hayatıydı. Fakat her şeye rağmen haram işe bulaşmaktan iyiydi, güzeldi, sevimliydi. Hz. Yusuf karşılaşılan imtihanda başarılı olabilmesi için Allah’ın yardımının da şart olduğunu biliyor. Ve yaşadığı hayatla bize de öğretiyor. Yusuf dedi ki: “Ey Rabbim! Zindan bana,bunların beni davet ettikleri şeyden daha sevimlidir.Eğer sen, bu kadınların tuzağını/düzenini benden uzak tutmazsan (bu imtihanda kendimi korumam için bana yardım etmezsen), ben onlara meylederim de cahillerden olurum.” Ve Rabbi , O’ nun duasını kabul buyurdu da ,onların hileli düzenlerini kendisinden uzaklaştırdı. Muhakkak ki O evet O her şeyi işiten, her şeyi bilendir. Allah imtihan sürecinde ve her zaman kulunun içinden gelerek yaptığı duasına icabet eder. Aslında Sünnetullah dır bu. Allah her türlü pislikten, çirkeften, haram dan korunmak için canı gönülden yapılan duaları kabul buyurur ve bir şekilde ona yardımını gönderir. Bu yardım zindan olabileceği gibi başka güzel şeylerde olabilir. Başlangıç noktasında zor ve sıkıntılı gibi görünen bütün imtihanlar Allah’ın tüm müminlere vaat ettiği “kalpte açılan gözler” (Araf 203 ) vasıtasıyla tanınacak ve nasıl başarılması gerekiyorsa Allah’tan da yardım istenerek O’nun izniyle başarılacak!.. |
| Ayse Üzümcü |
| Bu yazı 319 kez okundu. |
Tefekkür Dergisi