Navigation


Tarih: 06 Ekim 2008 Pazartesi



YAZ SICAĞININ REHAVETİ
YAZ SICAĞININ REHAVETİ
 



Bunaltıcı bir yazın tüm çıldırtıcılığı var. Sıcak, sıcak yine sıcak. Sıcağı
bu denli hissetmek insanı çıldırmanın eşiğine de getirebilir. Yalnız fark
ettim ki, insan bu kadar kafasına takmazsa, en şiddetli sıcaklarda bile
serinliği hissedebilir.
Şimdi bu nasıl olacak diyorsunuzdur eminim.
Nasıl olacak canım, tabii ki, biraz sabır kuşanarak. Sabredin, dünyanın her
türlü hali geçicidir. Sıkıntısının hiç geçmeyeceğini zannetsek bile aslında
geçip gidiyor her şey. Bir zaman sonra kanınızı donduracak soğuklar,
haftalarca yerden kalmayan karlar(gerçi Urfa'mızda pek kar yoktur ama başka
yerleri düşünün) gelince içinizi ısıtacak, sıcacık güneşi arayacaksınız.
Öyle değil mi? İnsanoğlu aslında şikayet etmeyi pek seviyor. Dünyanın yazı
da kışı da kendine göre lazım, kendine göre güzeldir. Fakat geçici olma
yönünü pek düşünemediğinden, bir süreliğine katlanmaya bile sabredemiyor ne
yazık ki. Fakat ben Rabbimizin sonsuz merhametini, her işi hikmetlice
yaratıyor olmasında nice mucizeler, yararlar görüyorum. Mesela yaz sıcağı
bunaltıcı evet. Ama her halükarda serinleyecek yolları buluyoruz. Duş
alıyor, klimaları, vantilatörleri çalıştırıyoruz. Olmadı gölgelik yerlere
kaçıyoruz. Her halükarda serinleyecek bir yol buluyoruz sonunda. Peki ya
serinleme yollarından mahrum kalsaydık, halimiz nice olurdu hiç düşündünüz
mü?
Dünyada iken bir yol bulup kendimizi rahatlatabiliyoruz. Üstelik geçici bir
süreliğine yaşıyoruz bu sıcakları. Cehennem sıcağının daha sıcak ve ebedi
oluşunu düşününce sizi bilmem, ama ben serinleyiveriyorum birden. Orada
kaçış da yok, başka yollar bulmak da. Serapa sıcak, sadece sıcak da değil,
hani adı üstünde Cehennem sıcağı. Hiçbir gölgeliğin olmadığı o ebedi hayatta
Rabbim bizi muhafaza buyursun! Bunu düşününce dünyada belli günlerde sıcağı
bu denli hissediyor oluşumuzda bile, acaba Rabbimiz bize "bunları tefekkür
edin, düşünün, ebedi sıcağı kazanmak mı istersiniz, yoksa buradaki geçici
sıcağın anımsattığı Cehennemi değil de, Cennetin hoşluğu, serinliği ve ebedi
mutluluğuna mı talip olursunuz?" mu demek istiyor? Dünyada yaşadığımız
hiçbir şey lüzumsuz değil. Yeter ki düşünüp tefekkür edelim. Dünyada hoşnut
olmadığımız her şeyden kaçabilir, yeni alternatifler bulabiliriz kendimize.
Fakat ebedi hayatımızda bu imkân kesinlikle olmayacaktır! Ancak dünyasını
Rabbinin hoşnutluğuna, rızasına uygun geçiren mesut müminler dışında, tüm
insanlar dünyadaki ile kıyaslanamayacak sıcaklıktaki Cehenneme duçar
olacaktır.
Bütün bunları düşünerek sıcağın kötü etkilerinden bir nebze
sıyrılabiliyorum. Deneyin siz de faydasını göreceksiniz.
Bu yıl Ramazan-ı şerif günleri de, bu günlere rast geldiği için sabrı
kuşanmaya ve orucumuzu midemizle değil, imanımızla tutmanın idrakinde
olursak, eminim yüce Rabbimiz bize sonsuz merhametiyle yardım edecektir.
Ayrıca imanın lezzeti ve huşusu böylesi zorluk anlarında tadılır. Bu da
imanımızın pekişmesine irademizin kuvvetlenmesine vesile olur. Hem zaten ne
kaldı ki şurada serin sonbahar günlerine, biraz sabır ve metanet her zorluğu
aşmaya kafi. Zorluk anlarının ebedi kurtuluşumuza vesile olmasını diliyorum.

 
Şeyda Hekimoğlu
Bu yazı 104 kez okundu.


Yorum Yaz

İsim :

Yorum: